fbpx MENU
21 Ağustos 2017 Tam Güneş Tutulması gerçekleşti.

21 Ağustos 2017 Tam Güneş Tutulması’nda Güneş’in Yüzölçümü Hesaplanacak

Şemsiyeli ve buzlu karpuz suyu kokteyli.

Yazı Bitiremeyenler İçin Karpuz Suyu Kokteyli

Hüseyin Doğan Kırlangıç Sanat Atölyesi'nde çalışırken.

14 Eylül 2017 Comments (0) Views: 2857 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, SANAT

Ağaçları Konuşturan Heykeltıraş Hüseyin Doğan

‘Bir ağaç parçasına baktığımda kendi bakış açımla onun neye benzediğini görüyorum ve onu daha belirgin hale getiriyorum ki insanlar da onun neye benzediğini görebilsin.’ – H. Doğan

Sadece yıllarını değil gönlünü de bu işe vermiş olan ve ağaçları konuşturan Heykeltıraş Hüseyin Doğan, Peksimet Köyü’nde yer alan atölyesinde sanat severler ile buluşuyor. Sanatı kadar misafirperverliğini de konuşturan Hüseyin Usta, kendisini ziyaret edenlere tasarladığı ürünlerin ağaçları ve daha pek çok detayı hakkında bilgiler vermeyi de ihmal etmiyor.

Kırlangıç Sanat Atölyesi, Peksimet Köyü

Kırlangıç Sanat Atölyesi, 2016 yılının kış aylarında kurulmuş. Bodrum Gümüşlük’e giden yol üzerinde Peksimet Köyü’nden geçerken sağda konuşlanmış olan atölyede, Hüseyin Doğan’ın hayalden gerçeğe dönüştürerek ürettiği ürünleri sergileniyor. Yaratıcılığıyla şekillenip parmakları ve emeğiyle hayat bulan ürünler arasında; fermuarı yarı açılmış bir bira kupası, gondol şeklinde tasarlanan mumluk, tutma yeri ejderha kafası asa, ağaçların yapısı ve dokusu bozulmadan hazırlanan peynir tabakları, sehpalı takım oturma grupları, ahşap lavabo, halattan askıları dizayn edilmiş şık ve doğal askılı saksılıklar gibi bir sürü ürün yer alıyor. Bunların dışında mitolojide yer alan Pan, Sentor vb. karakterlerin heykellerini de ağaçtan yapan Doğan, kişiye özel siparişler alabildiği gibi hali hazırda olan tasarımlarını da son derece makul fiyatlarda satışa sunuyor.

Etrafına yaydığı samimi ve doğal enerjiden sanatına olan sevdası hemencecik anlaşılan, ‘sanat, sanat içindir’ diyen Heykeltıraş Hüseyin Doğan ile sizler için yaptığım minik söyleşiden bakın geriye neler kaldı…

Hüseyin Doğan

Bu işe nasıl başladınız?

‘Aslında her şey heves ile de başladı diyebilirim. Almanya’da iç tasarım üzerine bir bölüm okudum ve o alanda bir süre çalıştım. Uzun yıllar hep içimde farklı tasarımlar yaratmak, değişik çalışmalar yapmak adına hisler vardı. Zamanla mermer, taş ve ağaca yöneldim. Doğada bulduğum bir ağacı objeye dönüştürebilmek leziz bir tattı.’

Sentor

Şu an üzerinde çalıştığınız bir Sentor var. Mitolojiye merakınız nerden geliyor?

‘Aşağı yukarı on yıldır görüşüp konuştuğum, çok sevdiğim arkeolog arkadaşlarım var. Yaptıkları kazı çalışmalarında yanlarında hep beni görmek istediklerinden buluştuğumuzda ettiğimiz sohbetler genellikle o konularla ilgili oluyordu.  Zaman içerisinde mitolojiye merakım arttı. O bilgileri bana aşılayan profesör arkadaşlarımdır.’

Geri dönüşümden faydalanıyorsunuz. Bu harika bir şey! Peki, tasarımlarınız nasıl meydana çıkıyor?

‘O an eğer kendimi mutlu hissediyorsam zihnimde harika fikirler beliriyor ve vakit kaybetmeden sevgiyle, heyecanla tasarımıma yöneliyorum. Bir ağaç parçasına baktığımda kendi bakış açımla onun neye benzediğini görüyorum ve onu daha belirgin hale getiriyorum ki insanlar da onun neye benzediğini görebilsin diye.’

Geyik kafası.

Kişiye özel siparişler alıyor musunuz?

‘Tabii ki de… Atölyeme uğrayanlar ile hem burda olan tasarımlarımın üzerinden ilerleyebiliyoruz hem de kişinin farklı fikri var ise zihin alışverişi yaparak olmasını istediğimiz ürünü çıkartıyoruz.’

Atölyenizin tavanlarında kırlangıç yuvaları görüyorum. Bunun isminizle bir ilişkisi var mı?

‘Kesinlikle! Burda, atölyemde kırlangıçlar yaşar ve genellikle onlar yılanlardan korktukları için insanların yaşadığı yerleri seçerler. Yılanlar da insanların yaşadığı yere doğal olarak gelmezler. 15-20 kırlangıç ben çalışırken tozdan, sesten rahatsız olmadan, korkmadan beni izliyor hep. Ben de düşündüm ki bana arkadaşlık eden bu sevimlilerin ismini atölyemin adında anayım ve burası bir anda Kırlangıç Sanat Atölyesi oluverdi.’

Atölyenizin tavanlarında kırlangıç yuvaları görüyorum. Bunun isminizle bir ilişkisi var mı?

İnce bir düşünce… Peki, Türkiye’de bu işe, daha doğrusu ahşap oymacılığı ve sanata sizce ilgi nasıl?

‘İlgi az. Çok az… Bodrum gibi bir yerde dahi ilgi az olduğuna göre, diğer şehirlerde düşünemiyorum. Çünkü insanlar sadece geçim kaynağına bakıyor ve ayakta durmaya çalışıyorlar. Ürettikleri ve sergiledikleri eserlerden ziyade sadece maddiyatı düşünüyorlar. Dolayısıyla sanat çalışmaları hep ikinci planda kalıyor. Devlet de buna destek vermiyor tabii ki. Eğer vermiş olsa bizler daha farklı yerlerde olurduk.’

Son olarak; ajandanızda sergi tarihleri var mı?

‘Bu yıl sergi düşünmüyorum; fakat seneye Bodrum’da olacak.’

İyi çalışmalar diliyorum.

‘Teşekkür ederim.’

Röportaj: Asiçiçek

Hüseyin Doğan çalışmalarından bazıları…

Kaktüslükler…

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
13 × 13 =