fbpx MENU

Huş Ağacından Katlanabilir Tuğla

Vosvos Camping’in Neresinde Kalmıştık?

17 Mart 2016 Comments (0) Views: 3307 ANASAYFA, Gezi

Bodrum Vosvos Camping & Bora Sencer Sanat Köyü

Bodrum merkezle Turgutreis beldesi arasında şehrin stresi ve betonarmelerinden kendini soyutlamış apayrı bir yere yolculuk etmeye ne dersiniz? Bodrum Vosvos Camping & Bora Sencer Sanat Köyü, zeytin ağaçlarının arasına saklanmış, sessiz, sakin, temiz havası ve doğasıyla insanı adeta büyüleyen bir yer. 

Bodrum Vosvos Camping & Bora Sencer Sanat Köyü

Bodrum Vosvos Camping & Bora Sencer Sanat Köyü

Kampta dayanışma, paylaşma ve huzur hakim. Bolca sanat ve doğa sevgisi ile saygı da bir yana tabii. Şanslı ve Rüzgar çok şeker iki köpek. Burada gerçekten şanslılar diyebilirim. Peynir & zeytin ise -isimlerinden tahmin edersiniz ki- siyah ve beyaz renkte Şanslı’nın yavruları. Ben hep papağanları çok konuşkan bilirdim oysa! Mavi, kendi halinde bir konuşmayan ihtiyar. Bir ihtimal arkanızı döndüğünüzde gevezelik yapmaya başlayabilir. Böyle bir durum geçti çünkü benim de başımdan. Meğer insan yanında sus pus olan cici, kimse yokken dile gelmeye başlıyormuş. Huyunu sonradan öğrendim tabii. Bir gün ofisin önünden geçiyorum gayet tok bir ses ‘merhaba!’ demez mi?! Sağıma, soluma baktım kimsecikler yok. Afalladım ki ne afallamak… Onun konuştuğunu anlayınca yanına gittim. Allem ettim kallem ettim, konuşturamadım bir daha. Renk de vermiyor hiç kurnaz.

Yine çok dağıldım. Nerede kalmıştık? Şanslı, Rüzgar, Peynir, Zeytin ve Mavi… Bitmedi! Bir de tavuklarla horozlarımız var gün boyu ortalıkta bıldır bıldır, özgürce dolaşan. Ayaklı senfoni orkestrası üç müzisyen kazı da unutmamam gerek! Sürekli şakıyan kuşları, kertenkeleleri ve kelebekleri söylemiyorum bile artık. O kelebeklerin üzerine konup durduğu sapsarı, kıpkırmızı çiçekler, kuşlara sahne olan zeytin dalları ve burnunuza çektiğiniz yeşillik kokusu ile bastığınız has toprak da cabası. Ben başını getirdim, boşlukları siz doldurun. Bir hayal edin canım!

Peynir ile laf lafı açarken

Peynir ile laf lafı açarken

Hu Hu, Komşu

Kamp sahibi Sulhi Baybar ile eşi Nil, son derece sıcakkanlı, espritüel ve açık sözlü insanlar. Epey de çalışkanlar. Hemen hemen kahvaltı ve akşam yemeği hariç oturduklarını pek göremezsiniz. Çılgın bir yaşam enerjisi ve karınca gibi kaslara sahipler. Sulhi Abi aşırı sevimli ve alçak gönüllü bir insan. Dostluk, barış, paylaşım, sevgi, neşe, çaba ve gülümsemek gibi kelimelerin bir araya gelip bedenlenmiş hali resmen. Bizi aralarına kabul edip bu havayı solumamıza olanak tanıyan iki güzel insana bir kez daha teşekkürlerimi sunmak isterim. Teşekkürler. Sağ olun, var olun; ama lütfen hep olun!

Mavi & Sulhi Baybar

Mavi & Sulhi Baybar

Kampın hiç yerinde oturmayan diğer kişisi de Bayram diyebilirim. Eğer bir gün sürekli yukarı çıkıp aşağı inen ya da bir şeyler taşıyıp durmadan bir şeylerle uğraşan biri görürseniz bilin ki o Bayram. Ha, bir de eğer bir yerinde bir iş kazası izi varsa onun bahsini ettiğim kişi olduğundan artık iyice emin olabilirsiniz. Çok çalıştığından mı yoksa kafası hep dolu olduğundan mı bilinmez tanıştığımız günden beri mutlaka bir geçmiş olsun dediğim üzücü bir vakası oluyor. Artık “yine geçmiş olsun” diyorum. Aynı zamanda da Sulhi Abi ile Nil Ablanının uzun yıllardan beridir yol arkadaşı ve köyde pek çok şeyden sorumlu. Onu aileden biri gibi düşünebilirsiniz.

Sevimli çift

Sevimli çift

Aliye Abla (Alice) ile Günay Abi (Kaptan) cidden çok şeker bir çift. Onların sohbetine asla doyum olmuyor. Bilimkurgu’dan girip 80’ler disko müziğinden çıkarken iki lafın belini kırabileceğiniz ender, kültürlü, pozitif enerjili, konuşkan bu çift, köye gönülden katkı sağlayan Vosvos müdavimleri. Bir de yine aynı şekilde saygı ve sevgiyle yanlarında huzur bulduğum Muhittin Abi ile Müge Abla var. Onlar da bu köye her anlamda oldukça yardım ve paylaşımda bulunup sık sık buraya gelip gidiyor. Sanatçı ruhlu bu özel ve güzel insanları eğer buraya gelirseniz herhangi bir günde, herhangi bir anda ellerinde fırça, yanlarında boya veya ahşaplarla haşır neşir bulmanız muhtemel.

Mary Jane’e komşu 4 karavan daha var burada. İkisi meslektaş. Hakan Hoca ve Zerrin Hoca’yı pek görme fırsatım olmasa da konuştuğunuzda gayet keyifli sohbet edebileceğiniz türden insanlar. Özellikle Zerrin Hoca’nın kapımızı çalıp şarap şişesiyle ziyaretimize gelmesi çok ince bir davranıştı. Film takası yapmak da ayrı bir güzeldi. Serkan da bir görünüp bir kaybolan kampın emektarlarından. Bir de Durgül Abla var ki, kızı da kendi gibi şeker mi şeker! Kendisi seramik işine gönül vermiş bir desinatör. Buradaki seramik atölyesinde sık sık rastlayabilirsiniz.

Biz de Juno ile karavanda yaşıyoruz. Karavanda yaşam nasıl, hayat nasıl geçiyor; onlardan bir sonraki yazımda söz edip sizin de burada olmanız için aklınıza gireceğim. Kim bilir, belki bir gün çıkıp gelir ve köyümüzü görüp bu havayı siz de solumak istersiniz.

Katıl Aramıza

Bir bardak çay alır mısın?

Bir bardak çay alır mısın?

Öyle sıcak bir köy ki burası; emek verilen bir çalışma diğerinin hanesini ya da birinin öğrettiği ötekinin bilgi haznesini süsleyip tazeleyebiliyor. Süsleyebiliyor demişken; Müge Abla’nın şişeye yapmış olduğu renkli ve orijinal çalışma, artık bizim masanın vazgeçilmez sürahisi. Alice’in özel tasarım kolyesi ise mütemadiyen boynumda.

Yaa… Biz de böyleyiz işte buralarda. Hadi, sen de gel; katıl aramıza! Burada gün nasıl geçiyor, neler oldu ve oluyor, etkinlikler, doğal yaşam gibi pek çok konuya bir sonraki yazımda devam edeceğim. Siz Renklisen’i takipte kalmaya devam edin. Ben de eşimle dağlara karşı, güzel bir tünaydın kahvesi içip soluklanayım.

Çaul!

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
30 ⁄ 15 =