fbpx MENU

Asiçiçek

Kadir Çakır İle Piercing

14 Ağustos 2014 Comments (0) Views: 1681 ANASAYFA, ENERJİ, Kitap

Book Of Dreams

Rüyanın şimdiye kadar pek çok tanımı yapılmış olduğundan bu fenomenin neden çokluğu, onun kusursuz bir anlatımla tanımlanmasına mani olmaktadır. Ne var ki; kabaca rüyalar hatıra ve idraktan oluşuyor diyebiliriz. Yani rüya kısaca; birkaç devreden oluşan uykunun görsel ve işitsel algıları, duygularıdır. Bir kısım bilim adamı görülen rüyanın sadece birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken, diğer kısım da dakikalarca sürdüğünü öne sürer. Öyle ki; birkaç saniye rüya gören bir kişi bile yaşadıklarının -gündelik hayat içerisinde- birkaç saatini aldığını anlatır.

Çok çeşit rüya vardır. Bazı araştırmacılar kaynak ve neden açısından rüyayı birçok sınıfa ayırır. Bunlar; psikofizyolojik, parapsikolojik, şuur etkinliği, spatyum kökenli, zaman yolculuğu ve uyarıcı rüyalardır. Psikofizyolojik rüyalar; bilinçaltının bastırdığı korku ve duygular ya da ses, ışık, fiziksel ağrı gibi fiziki ortamdan gelen uyaranlardan kaynaklı rüyalardır. Parapsikolojik (metapsişik) rüyalar; telepatik, uyku sırasındaki durugörü veya astral seyahatin rüya gibi hatırlandığı rüyalardan oluşur. Kişi uyku esnasında ruhu ile astral dünyada gezinir ya da çok özlediği veya merak ettiği biri hakkında otokontrolsüz bir şekilde gerçekleri görür. Uyandığında ise ‘rüyaydı’ der ve geçer. Şuur etkinliği rüyaları; bazı serbest şuur veya gayri şuur etkinliklerinin rüya gibi hatırlanması durumudur. Spatyum kökenli rüyalar; Spatyum kökenli rüyalar; öte-alemdeki bedensiz varlıklarla ilişkili veya onlardan gelen etki yol, yardımıyla görülen rüya çeşididir. Zaman yolculuğu rüyaları; geçmiş yaşama ait anılar ya da geleceğe ait bilgilerden oluşur. Uyarıcı rüyalar ise; öğüt, ihtar, ikaz veya bilgilendirme amacı taşımaktadır.

RÜYA YORUMLAMA

Gel gelelim kendi rüyalarımız ve yorumlarına. Eğer sürekli rüya görüyor ve gördüklerimiz bazen gerçekleşiyor bazense gerçekleşmiyorsa ya da hiç rüya görmüyor; ama arada bir nadir de olsa ‘ay ben ne görmüştüm dün gece’ diye gün içinde durup hatırlamaya çalışıyorsak faydalı bir tekniğimi sizinle paylaşmak istedim bu yazımda.

İnternette, evinizdeki kütüphanenin kıyısında köşesinde sıkışmış ya da kitapçılarda, sahaflarda satılan rüya yorumları üzerine bin bir çeşit kaynak var. Sizce de tek bir sembolün -misal ağaç- dünyadaki tüm insanlık adına aynı anlam ve yorumu taşıması biraz tuhaf değil mi? Eskiden ben de çılgınlar gibi uyanır uyanmaz rüyamda gördüklerimi, oradan buradan edindiğim kaynaklarla yorumlamaya çalışan biriydim, yalan yok. Şimdi, inanmıyorum tüm dünya çapı üzerinde kitap olsun, dvd olsun, sözlük olsun ticareti yapılan rüya yorumu pazarına. İnandığım şey; her insanın kendi rüyasını kendinin yorumlayabileceği ve bunun hiç de o kadar zor olmadığı.

Gördüğümüz her rüya haberci bir rüya olmasa da bize mutlaka anlatmak, hatırlatmak ya da dikkatimizi o tarafa çektirtmek istediği bir yönü oluyor. Bazen gün içerisinde kafa patlatıp bulamadığınız bir sorunun cevabını, bazen de unuttuğunuz bir şeyi hatırlatıyor rüyalarınız. Siz farketseniz de farketmeseniz de… Zamanla ise anlatacağım bu basit teknik sayesinde hem kendi hayatınızı kolaylaştırıyor, hem de kendinize ait olan rüyalarınıza saygı ve sevgiyle sahip çıkmaya başladığınız için hayat da size sahip çıkmaya başlıyor. Farkındalığınız artıyor, kişisel gelişiminiz başlıyor, bir nevi zihinsel jimnastik de işin içine giriyor. Biraz oyun, azıcık da algıda seçicilik sayesinde pek çok şeyi anlar, bilir ya da yoluna sokar hal almaya başlıyorsunuz.

RÜYA DEFTERİNİ NASIL OLUŞTURMALI?

Başucunuzda her zaman defter, kalem ve küçük bir gece lambanız olsun. Bu, sizin rüya defteriniz olacak. Gece yarısı bir an olur da uyandığınızda ya da sabah kalktığınızda gördüğünüz rüyayı, hatırladığınız kadarıyla tek sayfaya yazıp arka sayfayı boş bırakın. Eğer gün içinde dikkatinizi çeken, sizi çok mutlu eden ya da canınızı sıkan bir şey yaşarsanız bunları da o boş bıraktığınız sayfaya yazacaksınız. Rüya gördükçe bu şekilde devam edin. Birkaç hafta, belki de aylar sonra açıp okurken elinize renkli bir kalem alın. Rüyanızda gördüğünüz ve o gün içerisinde (belki de o günden iki gün sonra gerçekleşen; ama hep aynı düzende ilerleyen) durum, sembol, simge, olay, kişi ve istediğiniz her ne varsa eşleştirmeye başlayın. Artık sizin rüyalarınız size ne anlatmak, ne göstermek istiyorsa bunu zamanla anlayabilir, kavrayabilir hale geleceksiniz. Sizin rüya yorumunuz sadece size ait olacak ve gelecekte bir nebze de olsa yaşanacaklardan fikir sahibi olacaksınız.

Uzun süredir tuttuğum bir rüya defterim var ve içinde de gördüklerim, yaşadıklarım. Biraz kafanız karışmış olabilir. Bu yüzden fikir sahibi olmanız adına size kendime ait bir yorumdan bahsedeceğim. Ben rüyamda ‘mektup aldığımı’ gördüğümde başıma hep aynı şey geliyor. Birçok rüya yorumcusu tarafından mektup, iyi ve güzel haber, yazılı bir belge veya metin olarak yorumlanır. Oysa ben her mektup aldığımı gördüğüm bir ertesi gün içinde mutlaka uzun süredir konuşmadığım, görüşmediğim bir arkadaşım ya da tanıdığımla yüz yüze karşılaşıyor ya da ondan bir telefon alıp sohbet ediyorum. Dolayısıyla her mektup simgesini gördüğüm gün heyecanlı bir şekilde güne devam ediyorum. Çünkü; biliyorum ki; o gün biriyle karşılaşacak ya da telefonda görüşüp bir buluşma ayarlayacağım.

Rüya defterinizi tutarken uyanır uyanmaz yazmaya gayret edin. Gün içerisinde bazı rüyalarımızı unutabiliyoruz. Sonra yazarım dediğim benim de oluyor elbette; ama sonra uçup gidiyor zihnimden tüm rüyalarım. Her gece ve her ayrı günün başka bir süprizle dolu olduğunu bilin. Yaşamınızı kolaylaştırın. Rüyalarınızı sevin, onlara saygı gösterin. Bilin ki; onlar sizden size gelenler ve bilin ki; sizin için varlar.

Book Of Dreams başucunuzdan eksik olmasın. Blessed be!

Tags: , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
30 × 24 =