fbpx MENU

Dört Ocak BMKM Günü

Size Bir Tutam Feng Shui Versem?

2 Ocak 2015 Comments (0) Views: 1664 ANASAYFA, Sinema

Budapeşte Oteli’ndeki Görsel Şölen

Sonunda Stefan Zweig’ın anı notlarından uyarlanan filmi izleme fırsatını yakaladım. Az önce izlediğim Büyük Budapeşte Oteli’ndeki görsel şölen dev muhteşemlikteydi. Yapıtın pek çok dalda altın küre adayları arasında olduğunu da hatırlatmak isterim.

Oyuncu kadrosunda Jude Law, Piyanist’den hatırlayacağınız Adrien Brody ve Mavi En Sıcak Renktir’den Léa Seydoux gözüme ilk çarpan isimler oldu. Bu oyuncular dışında; Tilda Swinton, Owen Wilson, Bill Murray da izleyiciyle buluşuyor. Komedi türündeki filmin yönetmenliği Wes Anderson’a ait. 72. Altın Küre Ödülleri’nde pek çok dalda aday gösterilen Büyük Budapeşte Oteli’nin törenden evine mutlaka birkaç ödülle döneceği kanısındayım. Bana kalırsa ‘En İyi Senaryo’ veya ‘En İyi Yönetmen’ dallarında ödülleri kapacak.

Büyük Budapeşte Oteli, ütopik bir ülke olan Zubrowka Cumhuriyeti dağları eteklerine kurulmuş görkemli otelin ta kendisi! Savaşın eşiğinde olan yerde otelin zengin müşterileriyle alakadar olmayı seven Gustave H‘nin yolu bir gün bellboy olan Sıfır Mustafa ile kesişir. Birbirinden ilginç ve sürükleyici olaylar zinciri ile aralarındaki bağ gittikçe güçlenen ikilinin hikayesi, izleyiciyi güldürürken düşündüren cinstendir. Aslında filmin konusu da tam bu hikayenin kendisidir.

Otelin ziyaretçi sayısında da ciddi bir azalma olmuş, hatta artık kimse oraya uğramıyordur bile. Günün birinde oteli ziyarete gelen bir yazar, Arap Hamamı’nda tanıştığı Sıfır Mustafa ile akşam yemeğine çıkar. O esnada da Mustafa’nın bu otele nasıl sahip olduğunu ve oteli niçin satmadığını konuşurlar. Hikaye başlar.

BUDAPEŞTE’NİN GÖRSEL YOLCULUĞU

Öyle böyle bir hikaye değildir anlatılan. Gustave ve Zero ikilisinin entrikacı, şanssız; ama bir o kadar da şanstan yana iyimser ve zeki öyküsü, seyirciyi içine çekmeye başarırken asla karanlık bir yarı yolda bırakmıyor. Hapishanedeki kaçış planı ve kar yolculuğunda start-finish ironisi etkilendiğim iki sahne. Asansör tenhası otel katında çıkan silahlı çatışma da beklemediğim bir andı. Ayrıca; Çapraz Anahtar Cemiyeti’ni de es geçmemem gerek.

Eski dönem mizah anlayışına göndermeler yapan film Budapeşte’nin görsel yolculuğu, izleyiciyi duygudan duyguya uçuruyor. Bazen modern sanat akımı çizgisi üzerinde yürüyen bazense Avrupai heykel, tablo vb. eserlerden beslenen görsel detaylar, çekim teknikleri söz konusu olduğunda yerini tam bir şölene bırakıyor! Kusursuz kadrajlar, çarpıcı donuk-soluk renkler, makro çekimler, kuş bakışı, yansıma, ters ışık tekniği derken her bir karenin aslında ne kadar da ciddi bir özenle çekildiğini farkediyorsunuz. Tüm bu sanat işlerinin koltuğunda, Adam Stockhausen, set dekorasyoncusu Anna Pinnock ve Stephan O. Gessler’ın oturduğunu görüyoruz.

Tamamı Almanya’da çekilen film, aynı zamanda yönetmen Wes Anderson’ın da Almanya’da çekmiş olduğu ilk film. Filmdeki Büyük Budapeşte Oteli ise; bir dekor ürünü, maket veya film için tasarlanmış bir otel değil, tamamen gerçek! Ortalama 10.000 metre karelik alanı kaplayan tarihi bina, 1912 yılında Almanya’daki Yeni Sanat akımından esinlenilerek Görlitzer Warenhaus tarafından inşa edilmiş.

Büyük Budapeşte Oteli

Büyük Budapeşte Oteli

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
14 ⁄ 7 =