fbpx MENU

12 Saniyede 12 Diş Soymak

Tekrar İzlenebilecek 32 Müzikal

28 Kasım 2014 Comments (0) Views: 1318 ANASAYFA, Kafama Göre

Dönemin Düzenbaz Kralı

Beni son dört saattir saç baş yolma seviyesine getirten, dönemin düzenbaz kralı koltuğuna oturmuş firma yetkilileriyle başımdan geçen tatsız anlarımı size aktarmak istiyorum. Ben gittim Mersin’e, onlar nefes almadan gitti tersine. 

Parayı verenin düdüğü çaldığı bir memlekette yaşadığımız doğru. Yalnız Digiturk’de işin rengi biraz daha değişik. Parayı veriyorsun; ama hangi düdüğü çalacağına yetkililer karar veriyor. Prosedür hak getire. Firma çalışanlarının birbirlerinden haberi yok. Son 4 saattir dört ayrı yetkiliyle konuştum. Biri de mi konuya müdahil olmaz arkadaş?! Abonelik ve paketler konusunda net bir bilgisi olmayan envai çeşit müşteri temsilcisi hattın diğer ucunda. Ağızda sakız edilmiş paket içerikleri ve sözüm ona kampanyalar, farklı bilgiler dahilinde tüketiciye ulaştırılıyor. O ne ulaşma! Ağzı olan konuşuyor. Konuştukça mantık hatası zirveye ulaşıyor. Sar başa hanımım, evladım aynı terane. Sorduğun sorudan uzak yanıtlar beraberinde kol gibi telefon faturasına yansıyor o arada. Sıfıra sıfır, elde var sıfır. Vaat edilen hikaye eline kumandayı aldığında devreye girmiyor. Çık çıkabilirsen işin içinden.

Yeni Üyelik Müracatı

Bu sabah hikaye yeni üyelik müracatı ile başlamış oldu. Tabii, öncesinde haftalardır yapılan bir araştırma da söz konusu. Makul bir paket olsun ki; yirmi dört aylık taahüt gerçekleştirebilelim istedim. Gönül rahatlığıyla firmanın merkeziyle yapılan konuşmalar akabinde bugüne randevulaşıldı. Kampanya dahilinde IQ bağlantısı ile birlikte internetten yüzlerce film izleme olanağı tanınacak ve bu bağlantı için gereken aktivasyon işlemi, bugün gelecek olan teknik servis tarafından 10 lira karşılığında gerçekleştirilecekti sözüm ona. Elemanlar geldi. Çanak kuruldu, kutu takıldı. Aktivasyona 10 yerine 15 lira alındı. Aslında gerçek ücret buymuş. Telefonda görüştüğüm yetkili her ne kadar 10 lira demiş olsa da… Bayan herhalde yanlış söyledi ücreti, kafası dalgındı da ezkaza ağzından öyle bir ibare çıktı diye düşündüm. Üzerinde pek durmadım o 5 liranın. Geri kalan her şey tamamdı. Ta ki; film izlemek için bir filmi açtığımda açılmadığını görünce içime bir kurt düşüp müşteri temsilcisini arayıncaya kadar. İşte asıl mevzu bundan sonra başladı.

Telefonun öbür ucundaki müşteri temsilcisine derdimi birkaç cümle ile izah ettim. Meğer benim abone olduğum paket dahilinde film izleme özelliği yok imiş IQ bağlantısı üzerinden. Ne anladım bu işten? İmzayı atmadan sadece bir gün önce merkezde konuştuğum yetkili hanımefendi ise; tam tersini söylemişti bana bilgi verirken. E, tamam madem. 15 gün içerisinde tüketici hakları denilen bir durum var. Kaldı ki; henüz 1 saat bile olmamış tam üyeliğimin başlaması. İptalini istedim hakkım olarak. Bana iptalin gerekçesini sorduklarında; yanlış bilgi verilmesinden madure olduğumu anlatırken karşı taraf, sürekli -takılmış plak misali- paketin içeriğinden bahsedip durdu. Gayet konuyla alakasız bir şekilde… Üstelik üyeliğimi iptal edersem de zor durumda kalacağımı beyan etti yetkili. Uzun lafın kısası; bana yanlış bilgi verilmiş ve ben o bilgiyi baz alarak üyeliğimi başlatmıştım. Madem ortada tutarsız bir vaziyet var firma çalışanlarından kaynaklı, o halde ben de son derece yerinde bir fikir önerdim hemen. Her konuşmanın ses kaydına alındığı bir dönemdeyiz artık. Abonelik üyeliğimi başlatmadan önce, yetkiliden bilgi almak amaçlı yaptığım konuşmaya ulaşılmasını ve bana verilen bilgi yanlışlığının teyidini istedim. Hop! Başka bir numaraya yönlendirildim. Başka bir numarada, farklı bir yetkili sardı başa. Bilmem kaçıncı kez bahsetmeye başladı yine paketin içeriğinden. Özürlü bir iletişim ve anlaşmazlık çatışmasının ardından öyle ya da böyle abonman iptalime karar verildi. Arayacağız dendi. Arama hak getire. Zaman da işliyor bu arada tabii aleyhimize. Akıllı hilekarlar, saç baş yoldurtasıcalar!

Digiturk’e Bulaşma!

Şimdi bir de kutu parası çıkarttılar başa bela ödememiz gereken. Sinir kat sayısını arttırmak için mi kurulduğunu merak ettiğim firma tarafından eve gizli kamera yerleştirilip yerleştirilmediği paranoyasını yaşamaktayım şu an. Hani birazdan ‘ce-e!’ diye bir ekip fırlayıp arka balkondan, ‘gülümseyin ve el sallayın, kamera şakasındasınız!’ diyeceklermiş gibi geliyor resmen. Sonra bir sürü daha konuşma yapıldı tabii. Bir yetkili ‘izlemeniz gerek; ama 24 saat sonra aktive olacak. Paketinizde dahil bu özellik’ derken diğeri; ‘ekstradan şu ücreti ödeyerek şu paketi de ilave etmeniz gerekiyor’ diyor. Bir başkası kutu değişikliğinde karar kılmışken, öteki sisteme bilgilerimin yanlış girildiği kanısında. Düzeltme yapmaya çalışıyor. İnsana ‘pes!’ dedirtip ne var ne yoksa satın almaya kalktığınızda da kutuya 25 lira eksta bir ücret daha, aktivasyona 45 lira bir ücret, faturaya 7 lira ek bir ücret yansıtılacağını geveliyor müşteri temsilcisi. Bu ne perhiz ne lahana turşusu kardeşim!

Usandırttınız, darladınız, yaka silktirttiniz yeminle dört saatte dört bin kere! ‘Digiturk’e bulaşma!’ diyenleri anlamazdım. Şimdi anlamaktan öte kavradım. Her şey yaşayarak öğreniliyor elbette; lakin yaşamasaydım da olurmuş bu alaca kuşağı dalaverasını. Benden size ciddi bir tavsiye; Digiturk’e bulaşmayın değil; yanından bile geçmeyin. Ücretsiz verseler bile arkanıza bakmadan kaçın. Sonra film izleyeceğim diye film oluverirsiniz benden söylemesi.

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
25 + 10 =