fbpx MENU

‘Noah’, Altın Küre’de Şarkısı İle Yarışacak

Benjamin Franklin

15 Aralık 2014 Comments (0) Views: 1553 ANASAYFA, Kafama Göre

Farkettiniz Mi Sudaki Konuşan Baloncukları?

‘Kırmızı iple ilgili hikayeyi duymuş muydun?

Bu bir Asya atasözü. 

Eğer kaderinde biriyle buluşmak varsa, ruh eşin, ailen ya da her kimse veya sokakta tanıştığın biri, hepimiz bu kırmızı iplerle bağlıymışız işte.

Bu ip dolaşabilir, esneyebilir; ama asla kopmazmış.’

Hiç ağzınızda kar emip Güneş’e dik dik bakarak çemberi gördünüz mü? En son ne zaman bir ağaca sarılıp dokusunu hissettiniz? Koştunuz mu yağmurun altında ıslanırım diye korkmadan? 

Kaç kişiye ‘seni seviyorum’ diyebildiniz geç olmadan? Gelir diye beklediğiniz oldu mu? Peki, ya gider diye ürktüğünüz? Kahkaha attığınız kadar ağlayabildiniz mi? Kalpten döktüğünüz gözyaşınca karnınız sıkışana kadar da gülebildiniz mi? Sırt çantanız olmadan yolculuğa çıktınız mı? Ayın üzerinde dans eden bulutları izlediniz mi? Bir hayvanla iletişim kurmayı denedeniz mi? Farkettiniz mi sudaki konuşan baloncukları? Şehir kalabalığında resital veren kuşları duyabildiniz mi? Duş alırken bağırarak şarkı söylediğiniz, hayal kurarak gerçeklere mola verdiğiniz oldu mu hiç? Ağzınıza yüzünüze bulaştırarak yiyip sadece pudingin yalın tadına vardığınız, şarkılar dışında ruhunuzda ve doğada ritmin lezzetini yakaladığınız oldu mu?

Kendinizden başka ne kadar karşınızdakini düşündünüz? Birine sürpriz yaptınız mı? En son kime teşekkür ettiniz? Dünü kaç defa orada bıraktınız? Bugünü hakkıyla yaşadınız mı? Hiç tanımadığınız birine yardım ettiğiniz için hayır duası aldınız mı? Karşınızdakinden önce kendinize dürüst davrandınız mı? Sırf dilek tutmak için yarım saat gözlerinizle gökyüzüne bakıp bir yıldızın kaymasını beklediniz mi? Kuşların özgürlüğünden bahsederken kendinizi an’a öylesine bırakabildiniz mi? Koşulsuz, şartsız; hesapsız, kitapsız birini sevdiniz mi? Umudunuza ne kadar inandınız? Ölmeden önce yapılacaklar listesi çıkardınız mı? Kendinize ve hayata ne ölçüde bağlısınız?

Doğa ve insanlarla birbirinin arasında görünmeyen bir bağ var. Biz bu bağın çerçevesinde düşünüp sorguluyor ve şekillendirerek yaşıyoruz hayatı. Aslında tam da bir sınavın içinden geçiyoruz. Sınıyor ve sınanıyoruz. Bazı şeylere müdahale etmemiz mümkün olmuyor veya müdahale ettiğimiz şeyler bir bakıyoruz ki; raydan çıkmış, yeni bir kısır döngünün içinde hayat salıvermiş. Bu yüzden zihninizle sıkıştırdığınız ruhunuzdaki ipleri salın ve kocaman bir nefes alın. Rahatlayın.

Nefes aldığımız her saniye çok değerli ve yaşamımız bir kelimenin ağzında son bulacak kadar riskli. Her şey insanlar için ve son derece mümkün. Duygulanın; öfkelenip bağırın, sevinip kahkaha atın, zıplayın, koşun, ağlayın, sarılın. Her ne yaparsanız yapın; asla geriye dönüp bakmayın ve hayatı ertelemeyin. Yaşam, sebep-sonuç ilişkisini irdeleyemeyecek ve siz, bunu zihninizle çözmeye çalışırken akrep ile yelkovan durup sizi dinlemeyecek kadar kısa.

Sevin, sevgiyle kalın ve mutlu yaşayın. Blessed be!

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
10 × 6 =