fbpx MENU

Böbrek Soundsystem İle Mantarların İçinde

Brett Morgen’dan Kurt Cobain Belgeseli

6 Nisan 2015 Comments (0) Views: 1843 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, Müzik

Gece Yarısı Müziksiz Geçmez Diyenler İçin: MT!

Gecenin bir yarısı, iletişimin kopmadığı müziğin durmadığı bir çatı altında, blues rock dinlemekten keyifli başka ne olabilir ki acaba?

2013’ün soğuk bir kış gününde kurulan Midnight Train, o günden bugüne pek çok mekanda sahne almaktadır. Vokalde İlkyaz Samur, gitarlarda Ali Tunç ile Mert Alptekin, bas gitarda Batuhan Sarıtürk ve davullarda Sinan Keçeci’nin bulunduğu grup, kadroda bazı değişiklikler yaptı. Gruba Ladin Ongun (vokal) ve Adnan Türkay’ın (bas gitar) dahil edilmesiyle son halini alan Midnight Train, blues rock tadında cover grubu olarak yoluna devam etmektedir.

Birkaç defa canlı performanslarını izlediğim Midnight Train, her performansında izleyiciyi mekanın içinde sıcacık tutmayı başarıyor. Hep aynı repertuvar ile dinleyiciyle buluşmaktansa arada bir sürpriz de yapan grup, klasik bar programlarındaki soğuk atmosferin çok dışında. Onlar çalıp eğlenirken izleyiciyle olan bağlarını koparmadan bunu severek yapıyor. Siz de bir bluessever iseniz herhangi bir gecede eğlenmek için gittiğiniz mekanın sahnesinde Midnight Train’e rastlamanız ve onların şarkılarıyla coşmanız yüksek olasılık.

Gece yarısı müziksiz geçmez diyenler için gelsin.

MT

MT

Şu anki kadro nasıl bir araya geldi?

Ali T: ‘Eski kadrodan baterist ve solist ile yollarımızı ayırdığımız vakit Mert Alptekin, davullar için Sinan Keçeci’yi gruba getirdi. Sinan, vokallerde Ladin Ongun’u, o da bas gitar için Adnan Türkay’ı bize önerdi. Böyle zincirleme bir biçimde grubun son hali oluşmuş oldu.’

Grup ismini Buddy Guy’ın şarkısından esinlenerek mi koydunuz?

Ali T: ‘Biz bir dönem programa saat 21:00’da başlayıp 00:00’da sahneden iniyorduk. Sürekli bu şekilde sahne aldığımız için de ‘gece yarısı treni’ mantıklı geldi. Tabii, aslında Guy’ın şarkısından esinlenmiştik. Öyle de kaldı isim.’

L.O: 'Neyi hep birlikte belirliyoruz?'

L.O: ‘Neyi hep birlikte belirliyoruz?’

Repertuvarınızdaki şarkıları neye göre belirliyorsunuz?

Adnan T: ‘Kavgada kim galip gelirse ona göre!’

M.A: ‘Tarzımızdan pek uzaklaşmadan öneri ve ortak karar dahilinde…’

L.O: ‘Neyi hep birlikte belirliyoruz?’

Senin istediğin şarkılar yer almıyor mu playlist’de Ladin?

Adnan T: ‘Yaraya parmak bastın şu an!’

Eyvah…

(Güldük)

L.O: ‘Repertuvarı düşünüyorum… Şu an benim önerdiğim ve eklediğimiz herhangi bir parça yok açıkçası listede.’

Ali T: ‘Şöyle bir durum var: Ladin gruba dahil olduğunda kemik bir playlist vardı. Ladin’in isteği üzerine tüm şarkılar transpoze edildi ve bazı parçalar listeden çıkartıldı.’

L.O: ‘Var olan repertuvara müdahalede bulundum sadece.’

Sahne aldığınız mekanların akustiğini yeterli buluyor musunuz?

S.K: ‘Bazı mekanlarda evet, bazılarında hayır. Yaptığımız müziği bir şekilde duymamız gerekiyor sahnedeyken. Ben yeterince duymak yerine, duyduğumla yetiniyorum. Bası ve ritimi duysam yetiyor aslında da her zaman duymak mümkün olmuyor işte.’

Adnan T: ‘Akustikten ziyade ses sistemiyle alakalı aslında. Mekan dolunca belli bir akustiği oluşturuyor sonuçta; ama ses sistemleri kötü genellikle.’

Ali T: ‘Açıkçası zaten mekanlar kendini belli ediyor. Ses sistemine güzel para harcayan mekan kendi kalitesini fark ettiriyor. Ona göre de dinleyiciyi çekiyor diye düşünüyorum.’

L.O: ‘Zaten mekanlar da kendini biliyor bu konuda. İçeride kendimizi duyuyoruz; ama dışarıda nasıl duyulduğumuzdan haberimiz yok. Bazı mekanlarda bir tane bile tom maister olmuyor bazen.’

'Bugüne kadar nerelerde çaldınız?'

‘Bugüne kadar nerelerde çaldınız?’

Bugüne kadar nerelerde çaldınız?

‘Ali T: Küçük Beyoğlu, Pendor Corner, Nina, Kum Saati, The Wall, İTÜFest…’

İlginç bir anınızı dinlesem…

S.K: ‘Bir konserimizde bizim eski vokalist birasını prizin üzerine döktü. Arkamdaki amfi bir anda yanıp patlayarak alev aldı.’

L.O: ‘Ben biralarımı içiyorum genelde ortalığa saçmıyorum.’

(Güldük)

Nasıl toparladınız sonra?

S.K: ‘Kolay olmadı tabii. Diğer sistemden girdik sonra ve sahnemize devam ettik.’

Besteleriniz var mı? İçinizden biri solo albüm çıkarmayı düşünüyor mu?

Ali T: ‘Ben kendimce besteler yapıyorum. Hayatım boyunca en çok istediğim şeylerden biri; tutunmak veya ünlü olmak değil de emek verilen bir albümün ortaya çıkması. Bu önemli bence. Tabii aramızda buna en yakın Ladin.’

L.O: ‘Benim istediğim tam olarak solo albüm olmasa da yazıp çizdiğim şeylerin -düşüncelerimin- müziğe dönüşmüş hali. Bunu isterdim. Benim sesim olur, olmayabilir. Önemli değil; ama istediğim şey olsa güzel olurdu.’

Ali T: 'Ülkemizde şu an bir blues albümü çıksa kimsenin kalkıp da o albümü satın alacağını pek düşünmüyorum.'

Ali T: ‘Ülkemizde şu an bir blues albümü çıksa kimsenin kalkıp da o albümü satın alacağını pek düşünmüyorum.’

Sizce yaptığınız müziğin Türkiye’de önü açık mı?

S.K: ‘Türkiye’de oldukça fazla blues ve rock ’n’ roll dinleyicisi var.’

Adnan T: ‘Mekanlar bazında açık. Bu tarzın epey bir kitlesi var. Albüm satışlarında biraz tereddütteyim.’

Ali T: ‘Ülkemizde şu an bir blues albümü çıksa kimsenin kalkıp da o albümü satın alacağını pek düşünmüyorum açıkçası. Çünkü blues dinleyicisinin çoğu mekana gelip çok önceden yazılmış şarkıları dinlemekten keyif alıyor. Durum öyle olduğunda gece, kişi için inanılmaz geçmiş oluyor. Ne var ki; yeni yazılmış şarkılardan oluşan bir albüm çıksa ya da o şarkılar canlı performansta çalınsa talepler biraz geri planda kalıyor.’

Midnight Train provalar ve programlar dışında ne ile uğraşıyor?

Adnan T: ‘Benim farklı gruplarım var. Onlarla da çalıyorum. Bunun dışında; iş hayatım biraz yoğun.’

Ali T: ‘İTÜ’de Araştırma Görevlisi’yim. Geometrik Mühendisliği üzerine doktora yapıyorum.’

S.K: ‘Koç Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışıyorum.’

M.A: ‘Özel bir bankada kafayı yiyorum.’

L.O: ‘Felsefe ile Müzikal Tiyatro okuyorum şu an.’

Yakın gelecekte neler yapacaksınız?

M.A: ‘1 Mayıs’da Ağaç Ev’de sahne alacağız. Aynı ay içerisinde üniversite şenliklerinde çalmayı düşünüyoruz.’

Ali T: ‘Rock’n Coke hedefimiz var şu an için.’

Görüşmelere başladınız mı?

Ali T: ‘Evet, kontak halindeyiz; fakat asıl hedefimiz, ilerleyen dönemlerde değerli bir günde -Cuma, Cumartesi- sabit bir mekanda sahne alıyor olmak.’

'Bence acilen … olmalı!'

‘Bence acilen … olmalı!’

Bence acilen … olmalı!

L.O: ‘Rimel!’

S.K: ‘Aşk olmalı.’

Ali T: ‘Bence acilen Ladin sarhoş olmalı.’

Adnan T: ‘Bence de…’

(Güldük)

Son olarak eklemek istedikleriniz neler?

S.K: ‘Renkli Sen okuyucularına sevgiler, sana başarılar Asiçiçek!’

(Güldüm) Teşekkürler.

Adnan T: ‘Hafta sonları daha çok dışarı çıksınlar, daha çok barlara gitsinler, daha çok bizi dinlemeye gelsinler!’

Ali T: ‘Benim insanlardan tek istediğim; programa geldiklerinde biraz daha katılımcı olsunlar. Yerinde oturup, birasını içip, sadece sahneye bakmak yerine şarkılara eşlik edebilir ve yeri geldiğinde de ayağa kalkıp rock ’n’ roll yapabilirler. Eğlenmek için dışarıya çıkıp bizi izlemeye gelsinler. Çünkü onlar ne kadar eğlenirse biz de o kadar eğleniyoruz sahnede. Onlar çok eğlensin, biz de coşalım!’

Teşekkür ettim!

Teşekkür ettim!

L.O: ‘Her şey gibi müzik de popüler kültürün lanet bir kölesi oldu ve ben bundan çok rahatsız oluyorum. Bence müzik, daha çok ilgilenilip önemsenmesi gereken bir şey. Bu kadar hazırcı ve tüketici olmamamız gerekiyor. Herkes müziğini dinlerken düşünerek dinlese çok daha güzel olacağı kanısındayım.

Röportaj: Asiçiçek

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
16 + 14 =