fbpx MENU

Yeni Trend 60’lar!

Gezmeyen Kalmasın 2

4 Temmuz 2014 Comments (0) Views: 2017 ANASAYFA, ETKİNLİK, Festival

Gezmeyen Kalmasın

Maltepe Belediyesi’nin düzenlediği ‘Ramazan Şenlikleri’ Onbir Ayın Sultanı’nda kesinlikle gezilmesi ve görülmesi gereken bir yer. Açılış gecesinde yüz elli semazenin aynı semanın altında döndüğü şenlik kapsamında çeşitli konserlerin yanı sıra; Hacivat ile Karagöz, kil çalışmaları, ebru sanatı gibi etkinlikler de ziyaretçileriyle buluşuyor. Şenlik, Ramazan boyunca devam edecek.

Akşam Yürüyüşü

Hava gündüze nazaran serinlemişti. Saat: 23.0o’a geliyordu. Tam da yürüyüş zamanıydı. Yürüyüş yaparken insan, endorfin salgılıyor. Bu duyguya, bayılıyorum! Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim; Süreyya Plajı’na vardım. Kafelerin olduğu tarafta değil de sahil tarafındaki halka yeni açılan parkta, gökyüzüne uzun beyaz ışıklar yükseliyordu. Halk ya o tarafa doğru gidiyor, ya da o taraftan dönüyordu. Merak ettim.

Orta yaşlarda birkaç teyzenin peşine takılarak ışıklardan karşıya geçtim. O tarafa doğru yaklaştıkça epey büyük bir alanda kurulmuş olan standlar gözümde büyümeye başladı. Kulaklarım gittikçe yüksek seste çalınan müzikle doldu. Bir sahne kurulmuştu ve sahnedeki sanatçı canlı performans sergiliyordu. Heyecanlandım. Adımlarımı hızlandırdım. Sonunda uzaktan epey büyük, yakından epeyinde koskocamanı görünen bir alana ulaşmıştım.

Asi Künefeleri & Helvani

Asi Künefeleri & Helvani

Festival Alanı

Büyük bir şenlik alanı karşımda duruyordu. İrili ufaklı standlar U şeklinde sırasıyla yan yana dizilmiş, ortada geniş bir alana masalar ve sandalyeler kurulmuştu. Çay & kahve içenler, paten kayanlar, bisikletini yanına parketmiş yemek yemekle meşgul olan insanlar vardı. 7’den 77’ye pek çok kişinin oturduğu alanın tam karşısında ise konser sahnesi kuruluydu. İsmini bilmediğim bir şarkıcı eğlenceli şarkılarıyla halkı coşturuyordu. Elimde makinem sol taraftan ileriye doğru yürümeye başladım. Simit Sarayı, Asi Künefeleri, Helvani, Vefa Bozacısı, Roma Dondurma, Fasuli Lokantaları, O Ses Çiğ Köfte, Malatya Pazarı, Pasta Sanatı, Halk Ekmek, Mes Tat gibi pek çok firma stand kurmuş, ürünlerini normalin çok daha altında ziyaretçilere sunuyordu.

Vefa Bozacısı

Vefa Bozacısı

Genellikle darıdan yapılan ve bilinen en eski Türk içeceklerinden biri olan kış aylarının vazgeçilmezi bozanın standını görür görmez durdum. Fazla severim bozayı ve damağımda bıraktığı o mayhoş tadı.

Jeliza Rose’u dürttüm hemen: ‘Boza!’ Bozamızı kaşıklayarak ilerlemeye devam ettik.

O Teyze!

Halk Ekmek standıydı karşımızda duran, bir nine vardı yastağaç üzerinde yufka açan. Pek sevimli. Biraz daha yakından baktığımda şaşırdım. Çünkü teyze nefes bile almadan oturuyodu. Üstelik avuçları altındaki oklava kıpırdamıyordu bile.

‘Pardon bu gerçek mi?’ diye stand görevlisine sorduğumda ‘hayır, heykel’ cevabıyla karşılaştım.

Halbuki o kadar gerçek gözüküyordu ki; biraz daha yaklaşmak zorunda kaldım ve satıcıya tekrar dönüp: ‘Peki, malzemesi nedir? Muhteşem görünüyor.’ dedim.

Gülümsedi: ‘Balmumundan yapıldı o teyze.’

Gerçeğe o kadar yakındı ve öyle muntazam bir işçilikti ki; birkaç dakika daha kilitlendim heykelin önünde. İzledim durdum. Daha sonra diğer standları gezmeye başladım; ama ne yalan söyleyeyim aklım hala o sempatik teyzedeydi. Fazla iyiydi doğrusu.

Balmumu nine

Balmumu nine

Yürüyüşe devam ettim. Her yer cıvıl cıvıldı. Top oynayan ufaklıklar, sevgilisiyle el ele tutuşarak yürüyen çifte kumrular, aileler, yaşlılar hatta etrafa boncuk boncuk bakan bebekler… Büyük bir maket vardı karanlığın içinde kaybolan: Hacivat ile Karagöz Sergi ve Atölyesi. Orta oyunu için perde kurulmuştu. Tahmin edersiniz ki; bordo renkli. Onun hemen karşısına gelişigüzel beyaz sandalyeler yerleştirilmişti. Maalesef izleyemedim. Işıklar sönmüş, perde kapanmıştı.

Renkli cici biciler

Renkli cici biciler

Gıda standlarının sonuna geldiğinizde daha minik bir alanda şirin ve mini standlar kuruluydu sokak şeklinde dolambaçlı. Birçok kitap dükkanı, kitaplarını %60 indirimle satışa çıkarmıştı. Standların özel olarak ayrılmış diğer raflarında ise 5 TL gibi sabit rakamlarla da pek çok kitap okuyucusuyla buluşuyordu. Kitapçılar dışında el yapımı mum, kıyafet, takı gibi ürünler satan standlar da kuruluydu.

Gezim henüz bitmedi. Asıl uygulama atölyelerinin kurulu olduğu alandan yarın bahsedeceğim. Eğer siz de gezmekten ve değişik şeyler denemekten keyif alıyorsanız diyorum ki: ‘Gezmeyen kalmasın!’

Tags: ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
22 × 28 =