fbpx MENU
açık sütler

Nedir Bu Açık Süt Modası?

sağlıklı beslenme

Kalbini Koru, Formda Kal

20 Eylül 2020 Comments (0) Views: 2963 ANASAYFA, Kafama Göre, Konser, Müzik

İlhan Erşahin Üzdü

Çocukluk yıllarımdan gençlik dönemime evrilirken benim için müziğiyle önemli bir yere sahip olan Saksafonist İlhan Erşahin’i sonunda canlı dinleyebildim. Peki, ne umdum, ne buldum?

Hikaye, 2000 yılında Doublemoon etiketiyle piyasaya sürülen İlhan Erşahin’in ‘Virgo’ kasetini teybe koyup play tuşuna basmamla başladı. Megadeth, Danzig gibi grupların sound’una alışık olan kulaklarım, adeta rahatlamış ve yeni bir müzik türü keşfetmenin zevkine varmıştı. Lodos‘dan sonra   ikinci keşfettiğim caz kaseti olan Virgo, teypte dönerken ilhamıma ilham kattı ve o yıllarda resim yaparken aslında arkada hep bu iki kaset çaldı.

Müziğe New York’da başlayan ve Berklee College of Music’den burs kazanan İlhan Erşahin, bugüne kadar pek çok ülkede müziği ve saksafon sololarıyla yeri göğü inletti. Bir sürü güzel albüme imza attı. Hayatın akışından olsa gerek konserleri hep bir planıma denk geldi ve kendisini bir türlü canlı izleyip dinleme fırsatı bulamadım.

Yıl 2020…

15 Eylül’de Off Gümüşlük’de Dj Erel Eryürek ve Saksafoncu İlhan Erşahin’in sahnesi var. Etkinliği duyunca heyecanım tavan yaptı ve akşam soluğu mekanda aldım!

Saat 21:00 ile 24:00 arasında gerçekleştirilecek olan etkinlik 65 kişi ile sınırlıydı. Yıllar evvel buraya Birsen Tezer için gelmiştim. Hakikaten etkisinde kaldığım, muazzam bir canlı performanstı. Şimdi de içimde Saksafon üstadı İlhan Erşahin’i dinleyecek olmanın verdiği ayrı bir heyecan vardı.

21:30 gibi Off Gümüşlük’e varıp rezerve edilen masaya kuruldum. Kulağım sahnede, gözüm etraftaydı. 65 bilet satışı ile sınırlı olan etkinlikte -merakımdan, öylesine saydığım- 200’ü geçkin dinleyici vardı. Cazseverler gelmeye devam etmekteydi. Olsundu. Bu gece elektronik caza doyacaktık.

Sahnede Dj Erel Eryürek vardı. Tatlı tatlı omuz dansıyla cici cici çaldığı setini dinleyerek içeceklerimizi yudumlamaya başladık.

Saat 22:30…

İlhan Erşahin hala sahnede yoktu. Müzik zaten 24:00’a kadar sürecekti. Müzisyen, sanatçılar ve konuklar için sahne önüne kurulan uzuncana sofrada yemeğini yiyip sohbetini ediyor; mekana gelen dinleyiciler ise sabırla müzisyenin sahne almasını bekliyordu. Olsundu. Erşahin’i şu kısıtlı süreçte az dinleyecek olmama biraz üzülsem de bu gece saksafon tınılarına doyacaktık.

Saat az biraz daha ilerledi ve İlhan Erşahin sahneye teşrif etti.

İlk on dakika özlediğim saksafon sesini dinlemenin tadını çıkarttım. Sonrasında işler biraz değişti. Kulaklarım, tiz seslerde ara ara kulağı tırmalayan “viuuuuv” çınlamasına maruz kalmaya başladı. Parçanın içine tam giremiyor, girdiğimde de tekrar yinelenen bu iç gıcıklayıcı ve rahatsız edici sesle beraber parçadan geri çıkıyordum. Gözlerim tonmeister’ı aradı. Acaba etkinlik öncesi denize girip bir şeyler atıştırmak yerine iyi bir soundcheck mi alsalarmış, diye düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Sonuçta bu bir arkadaş toplantısı değil bir canlı performans sahnesiydi ve para ödeyen herkes iyi müzik dinlemek için oradaydı.

Bir ara sahneye davulcu Rana Uludağ çıktı ve ritimleriyle kulağımın pasını attırdı. Zaman zaman sahnede müzikal anlamda kaos yaşandı ve sesler birbirine girdi. Bu eziyeti daha fazla kendime yaşatmamak adına mekandan erken ayrılmak zorunda kaldım.

Uzun lafın kısası; İlhan Erşahin’in albümlerini dinlerken aldığım hazzı canlı performansında alamadım. Bana kalırsa; geceyi götüren Dj Erel Eryürek’di. İnstagram hikayemde yazdığım “Tiz seslerdeki tırmalamaları saymazsak fena gitmiyor…” paylaşımıma Erşahin’in “hmm” şeklinde bana dm atması benim için ayrı bir ironiydi.

Üzdün beni İlhan Erşahin!

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
10 + 7 =