fbpx MENU

Değişmekten Korkma: 8 Saniye

Eylül Ayında Türkiye Parfüm Kokacak

26 Haziran 2016 Comments (0) Views: 5676 ANASAYFA, Gezi

İncirliin Mağarası Ve Uyku Vadisi

‘Biraz gezelim!’ dedim ve Bodrum’dan start alarak önce Kral Hekatomnos Mabedi, sonra İncirliin Mağarası ve oradan da Uyku Vadisi’ne doğru bir rota çizdim. Taktım sırtıma çantayı, çıktık yola.

Kral Hekatomnos Anıtı

Kral Hekatomnos Anıtı

Uzunyuva’da arkeolojik kazı çalışmaları devam ettiğinden içeri giriş yasaktı. Civarda bir görevli olsa şansımı zorlayacak idim; fakat kimsecikler yoktu ve alanın dört bir yanı yüksek tel örgülerle örülmüştü. Vaziyet böyle olunca biraz havayı kokladım, mümkün olduğu kadarıyla kazıdan çıkan taşlarla geçmişin -tam 2400 yıl öncesinin- izlerine dokundum. Sonra da bu duygu ile daracık Milas sokaklarında dolaşmaya başladım. Cumbalı evlerin nostaljik yapısı bir harikaydı. Ahşap panjurlar, saksı çiçekleri, kapıların kabartmalı dokuları…

Hekatomnos Mabedi

Hekatomnos Mabedi Milas’ın kalbinde yer alıyor. Uzunyuva olarak sorarsanız çoğu kişi fikir sahibi ve kutsal alan hemencecik bulunuyor.

Buranın hikayesi de bir enteresan. Aslında yıllar önce define avcıları tarafından kazılan ve bunun sonucunda farkedilen bu alanda kazı çalışmaları hala devam etmekte. 2400 yıl önce hükümdar Hekatomnos’a yazılan 121 satırlık şiir, önemli buluntular arasında. Eğer anıtı yakından görmek ve burayı iyice dolaşıp bu kutsal alanın 2000 küsür yıllık yüksek enerjisini tanımak istiyorsanız sanırım açılışı beklemeniz gerekecek.

Unutmadan! Anıtın üstündeki leylek yuvasını da dipnot düşeyim. Onlar bizden önceki ziyaretçilerden sadece birkaçı. Kuş olsak, uçsak ya.

İncirliin Mağarası’nın Yarasaları

İncirliin Mağarası sapağı

İncirliin Mağarası sapağı

İncirliin Mağarası, Milas’dan Bodrum’a dönüş yolu üzerinde solda kalıyor. Yaklaşık 15 km. uzaklıkta… Zaten yol tabelalarında göreceksiniz Uyku Vadisi de aynı sapakta. Mağara vadiden daha ileride kalıyor. Ben önce mağarayı gezip sonrasında vadide soluklanmayı tercih ettim.

İncirliin Mağarası’nda vardığınızda mağaraya iniş için yaklaşık 15-20 dakikalık bir patika sizi bekliyor. Sık ağaçlarla çevrilmiş gölgelik yolu, zorlayıcı olmayan bir rota belirliyor. Eğer zor rotalar bana göre diyorsanız mağara sonrasında Gökçeler Kanyonu’na trekking yapabilirsiniz. Yaklaşık 10 km. uzunluğunda olan kanyon, irili ufaklı 30’a yakın mağaranın da bulunduğu bir alan. Çakallar, tilkiler, yaban domuzları, tavşanlar, üveyik ve karatavuk bu doğal alanın müdavimlerinden.

İncirliin Patikası

İncirliin Patikası

Otuz mağaranın arasında en önemlisi olan İncirliin Mağarası, aynı zamanda 1. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak da tescilli. Mağaraya inen patikada pek çok ağaç çeşidi var. Koca yemiş, kermes meşesi, okaliptüs, söğüt ve tütsülerde kokusuna bayıldığım sandal ağacı türlerden sadece birkaçı.

Mağaranın kişi başı giriş ücreti 5 TL. 345 metre uzunluğundaki mağaranın 155 metresi, rehber eşliğinde geziliyor. Tepeden sallanan yarasayla geziye ‘merhaba’ derken, aynı yarasa sizi çıkışta uğurluyor. En azından benim başıma böyle bir şey geldi ve bunu görüntülemeye çalıştım. Tabii, o tanışma anının heyecanıyla netliği pek fazla ayarlayamadım orası ayrı. Eğer yarasalara ilginiz varsa mutlaka görmeniz gereken bir yer diyebilirim. Çünkü; İnciirliin Mağarası, içerisinde bir adet “Yarasa Galerisi” bulunduruyor. Özel ve karanlık bir bölümden oluşan alan yarasaların doğal yaşam alanı. Orada besleniyor, uyuyor ve yaşıyorlar. Ayrıca mağaranın hemen hemen pek çok yerinde başınızı kaldırıp yukarıya baktığınızda minik çizgiler, benekler ya da büyük şekiller olarak siyah yarasa pislikleri görüyorsunuz. Söylenilene göre içeride epey fazlaymış sayıları.

İncirliin Mağarası

İncirliin Mağarası

Yatay olarak gelişmiş fosil mağaranın içerisinde “Yarasa Galerisi” dışında, Havuzlu Salon ve Gösteri Salonu bulunuyor. Buralarda bulunan Damlataşlar fosilleşmiş; fakat Damlataş Galerisi’ndeki sarkıt ve dikitlerin oluşumu hala devam etmekte. Bunu gözlerinizle görebiliyorsunuz. Sarkıttan damlayan tortulu sular, aynı hizaya denk geldiği zeminde yeni dikitler oluşturmakta. Bu arada mağara fay hattı üzerinde bulunuyor imiş. O da ayrı bir enteresan.

Havada %80 oranında nem olmasına rağmen bir o kadar da serinlik hakim. Yürürken ve korkuluklara tutunurken ıslaklığı, kayganlığı hissedebiliyorsunuz. Dikit ve sarkıtların çoğu devasa. Gezinin son noktasında M.Ö. 6000 yılına ait olan çanak çömleklerin bulunduğu kazı noktasını ziyaret ediyoruz. Enerjisi ‘vay be!’ dedirttiriyor. Neolitik Çağ’da yaşanmışlıkların yeri.

Yaklaşık yarım saat süren İncirliin Mağarası gezisi bitiyor ve çıkışa doğru yol alıyoruz. Cüce yarasayla vedalaştıktan sonra Uyku Vadisi’ne koyuluyoruz.

Önce Şelale Suyu, Sonra Hamakta Uyku!

Uyku Vadisi'ne hoşgeldiniz!

Uyku Vadisi’ne hoşgeldiniz!

Mağaradan aynı yolu geri döndüğünüzde tabelaları takip edin. Uyku Vadisi sizi koskocaman bir ‘Hoşgeldiniz!’ tabelası ile karşılıyacak. Bodrum’dan direkt olarak buraya gelmek isteyenler ise Milas yolunu takiben sağda Uyku Vadisi tabelasını görecekler. O tabeladan saptığınızda içeriye 9 km’lik bir mesafe kalıyor.

Uyku Vadisi, iç ferahlatan ve adı üstünde insanın uykusunu getiren bir tesis. Gerçekten de tam bir saklı cennet. Dağların arasına konuşlanmış bu yerde her açıdan kendinizi yeşilin kucağına bırakıveriyorsunuz. Rahatlamak, yoga ve meditasyon yapmak, doğal suyla arınmak isteyenler için harika bir seçim! Buranın otelinde konaklayabilir, restoranında karnınızı doyurabilir, ördekleriyle haşır neşir olabilirsiniz. İncir ve Fiko ise buranın minik bekçileri.

Vadinin müdürlüğüyle ilgilenen güleryüzlü Zeynep Hanım, tam on beş yıldır buranın faaliyette olduğunu söylerken şunları ekledi:

“Dağdan gelen doğal su ile ziyaretçilerimiz burada serinliyor. Aynı zamanda o suyu köylüler sulama için de kullanıyor.”

Uyku Şelalesi

Uyku Şelalesi

Çok amaçlı kullanılan mineral zengini su hem ziyan olmuyor hem de tesise ahenk katıyordu. Ayrıca akan suyun oluşturduğu gölette yüzen alabalıklar var. Dilerseniz taze taze sofranıza isteyebiliyorsunuz. Fiyatlar da son derece makul. Tesise girişte kişi başı 10 TL gibi bir ücret alınırken -çocuklar hariç- verdiğiniz para, yaptığınız harcamalardan düşülüyor. Bazı fiyatlar şu şekilde: Alabalık 15 TL, tavuk şiş ya da kanat ızgara 18 TL, saç kavurma 22 TL, meyve tabağı 8 TL.

Hava aşırı sıcak olunca doğal su bir hayli soğuk geldi. Tüm günün yorgunluğu ve sıcaklığı sonrasında kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi bir şeydi. Hazzı muntazamdı. Önce şelale suyunda arındım, sonra minik bir gezintiye çıktım. Akan suyu takip ettiğinizde dar uzun bir yürüyüş yolu var. Hemen ilerisinde rahatlamak için düşünülmüş bir uyku alanı: Hamaklar. Ben dört tane saydım, çok da ileri gitmedim uyuyanlar olduğu için. Yerimi seçtim ve pamuk bir uykuya daldım.

Bir gezi yazısı daha bitti. Ben de bittim; ama tatlı bir bitiş…

Görüşürüz!

Uyku zamanı...

Uyku zamanı…

Sandal ağacı

Sandal ağacı

Diğer mağaralardan biri

Diğer mağaralardan biri

Giriyoruz, az kaldı!

Giriyoruz, az kaldı!

İncirliin Mağarası

İncirliin Mağarası

Uyku Vadisi Şelalesi

Uyku Vadisi Şelalesi

Şelale girişi

Şelale girişi

Su değirmeni

Su değirmeni

Fiko

Fiko

 

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
21 + 19 =