fbpx MENU

İstanbul’un Gizli Masalı 2

İstanbul’un Gizli Masalı 4

14 Ekim 2014 Comments (0) Views: 1834 ANASAYFA, Kitap

İstanbul’un Gizli Masalı 3

İstanbu’un gizli masalına ‘yer ve zaman’ ile kaldığımız yerden devam ediyoruz.


1.3. Yer ve Zaman(*)

Ahşap konak, odanın içinde, odalarda, sofalarda, merdivenlerde, bu evde, mermer holüne, pencerenin önüne (s. 19)

Kuzguncuk’taki konak (s. 21)

Zihni Bar (s. 26)

Bürosundan (s. 27)

Kuzguncuk’taki büyük konak, geçen kış, yani şöyle böyle altı ay önce* (s. 28)

Asansörün kapısında, operanın köşesinde (s. 30)

Nişantaşı’ndaki evde (s. 31)

Kuzguncuk’a vardıklarında hava henüz kararmamıştı* (s. 32). Parke taş döşeli bir sokak, iki yanı evlerle çevrili, bir ucu ise yamaçtaki sık koruluğa bakan üçgen biçimli bir meydancık (s. 32)

Üç katlı oldukça büyük sayılabilecek, ahşap bir konak (s. 33)

Beyaz mermer kaplı geniş bir hol (s. 34)

Duvarda asılı bir Osmanlı saltanat armasının önünde durdular (s. 36)

Pazartesiydi*, Sanat Evi (s. 37)

Duvarları bitkisel motiflerle süslü büyükçe bir odaya girdiğinde (s. 38)

İlkokula başlarken* (s. 39)

Büyük, pirinç karyolanın ayakucunda (s. 44)

Ertesi gün* (s. 45)

İkindiydi*, Yeni Cami, Mısırçarşısı’na, Çiçekpazarı’nın, taburesinin üzerinde (s. 49)

Caminin arka cephesindeki hünkâr mahfili girişinin önünde (s. 51)

Duvarları İznik çinileri ile kaplı, kubbeli, genişçe bir odaya, halıcının deposudur (s.52)

İstanbul, 1920*, Kapalıçarşı’da dükkânı (s. 55)

O dükkânda, yıl, eh, var bir altmış sene*, Bizim dükkân, on beş sene, kırk seneyi, kırk sene*, o dükkânı, İstanbul’un, Anadolu’nun, kırk sene müddetince* (s. 56)

Bundan tam elli sene evel yine mevsim ilkbahardı* ve işte o zaman* verilmiş bir sözdür bu. O vakitler daha yirmi yaşındayız* ikimiz de (s. 57)

Bizim mahalleden, Gedikpaşa’dan, Çemberlitaş turşucusuna, Saint Benoit’da, her sabah* Beyazıt’tan, Galata Köprüsü’nü geçip okula, akşam oldu mu da* aynı yoldan, Kapalıçarşı’da (s. 58)

Vaktimiz oldukça akşamları* Beyoğlu’na, müzikhollere, sinemalara, tiyatrolara, kahvehanelerde, muhallebicilerde, meyhanelerde, lokantalarda, otel lobilerinde (s. 60)

Aksaray’daki bir eskici dükkânının vitrininde (s. 64)

Paris Merkez Postanesi’nde (s. 70)

Yirmi yaşımıza bastığımız o ilkbahar* Sarayburnu’nda mehtabı seyre çıktığımız gece*,

Şehr-i Stanbul’un dört bir köşesinde (s. 76)

Oteldeki odamda (s. 77)

Yağmurlu bir ikindiüzeri*, ahşap binada, antredeki, en üst kata, yüksek tavanlı ayna odada (s. 78)

Sultanahmet Adliyesi’ne (s. 79)

Sinagoga (s. 80)

Bu sinagogta yirmi iki senedir*, tiner şişeleri, boya tenekeleri, kutu kutu çiviler ve bin türlü hırdavattan müteşekkil gayrimuntazam yığınların arasında bir taburede, Üsküdar’ın arka sokaklarında, yeni yapılmış bir iş hanının caddeye bakan cephesindeki emlakçı dükkânının önünde (s. 81)

Karacaahmet Mezarlığı’nın önüne, küçük bekçi kulübesinin önünde, akşam üzeriydi* (s. 82)

Yukarıda da görülmekte olduğu gibi yazar, öyküde aleni olarak “zaman” imgesini kullanmamış. Hikayede anlatılan belli başlı anıların içinde geçen birtakım zamanlar ve yerler daha ağır basmaktadır.

Öyküdeki yardımcı düşünceler; Selim ile Zeynep’in yaşadıklarının geç kalınmışlığa etksi ve tepkisi, Arif’in yapabildiği; ama Elias’ın yapamadığı “elindekilerle yetinebilme” cümlesinin ne kadar doğru olduğudur.

Hikayenin anafikri; hiçbir şey için geç olmamasıdır. Önemli olan zamanı, sahip olduklarımızın ve umutlarımızın arasından kaymadan an itibariyle yaşayabilmek; her şeyin ve herkesin değerini bilmektir.

Son olarak; hiçbir zaman ne oldum değil, ne olacağım demeliyiz!


Yarın ‘Yapı & Plan Özellikleri’ başlığımızı inceleyeceğiz.

Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı kitap incelemesinde Olay Dizini…

Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı kitap incelemesinde Kişiler…

Tags: , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
28 − 18 =