fbpx MENU

Amos Chapple’ın Dünyası

3 Liraya Yılbaşı Saçı

25 Aralık 2014 Comments (0) Views: 3721 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, Resim & Fotoğraf, SANAT

İtalya’da Yaşayan Türk Ressam Yaprak Akıncı

İtalya’da yaşayan Türk Ressam Yaprak Akıncı, geçtiğimiz ay Roma’da ilk kişisel sergisini açtı. İlginin yoğun olduğu ‘Kalıntı’ isimli sergide on altı eserini sergileyen genç yetenek, önümüzdeki zamanlarda çalışmalarıyla isminden çok söz ettireceğe benziyor. 

İstanbullu bir ailenin kızı olan Yaprak Akıncı, İtalya’ya duyduğu sevgiyi genç yaşlarda keşfetmiş bir Türk. Hal böyle olunca da toplamış çantasını interrail turuna çıkmış. 2006 yılında ise; Carrara’da yaşama kararı almış. Bir yıl süren sevdasının ardından Roma’da yaşamaya başlayan Akıncı, ‘Kalıntı’ ismini verdiği ilk kişisel sergisine olan alakadan da son derece memnun.

Resimleriyle dikkatimi çeken Yaprak Akıncı ile cici bir kafede buluştuk. Hem saat beş çayını birlikte yudumladık hem de çalışmaları ve sergisi üzerine sohbet ettik. Kendisi son derece cana yakın ve enerjisi muazzam pozitif. Çıkardığı işler gayet etkileyici. En sevdiğim eseri Fertility’nin satılmış olması kalbimi biraz burkmuş olsa da başarısını takdir ettim. Bir sonraki sergide görüşmek, buluşmak dileğiyle!

Yaprak Akıncı

Yaprak Akıncı

Biraz kendinden bahseder misin?

‘1984 yılında İstanbul’da doğdum. Çocukluğum ve gençliğim hep bu şehirde geçti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarımı Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2010 senesinde Roma’ya taşındım ve orada Güzel Sanatlar Akademisi’nde Grafik Sanatları üzerine yüksek lisans yaptım. Şimdi mezunum. Resim yapmaya ise; Roma’daki eğitimim esnasında başladım.’

İtalya’da yaşama fikri nasıl doğdu?

‘İtalya fikri aslında İtalyanca sevdasıyla başladı. On yedi yaşındayken elime dev bir İtalyanca dilbilgisi kitabı alıp çalışmaya başlayana kadar -zorunlu dersler dışında- bir şeye bu kadar sabır gösterdiğimi hatırlamıyorum. Daha sonra bir interrail turu yaptım. Memleketin güzelliği karşısında biraz daha büyüyen bir sevgiyle İtalyan Kültür’e başlayıp bitirdim. O zamandan beri içimde o ülkeye gitme arzusu hep vardı. 2006 senesinde Erasmus Programı’yla Toscana Bölgesi’nde bulunan Carrara şehrinde de bir sene kaldım.’

'Fertility'

‘Fertility’

Resme olan ilgini ne zaman, nasıl keşfettin?

‘2-3 yaşındayken elime aldığım boyalarla başlayan ve benim için doğal bir şekilde her zaman var olan birşeydi resim sevgisi. Hayatım boyunca sürekli birşeyler çizdim. Herhangi bir konuya yoğunlaşmadan, sürekli değişerek, farklı şeyler deneyerek… Mimarlık veya resim okumayı düşündüm; ama sonra Grafik Tasarımı’nda karar kıldım. Resmin hayatımda bugünkü anlamına kavuşması çok uzun zaman aldı.’

İlham aldığın sanatçılar veya detaylar var mı?

‘Sanatçıların ilham aldığım yönleri başka başka olabiliyor. Yani; sadece ürettikleri eserlerle sınırı değil bu söz konusu durum. Mondrian’ın sanatındaki müthiş değişim, Anselm Kiefer’ın yarattığı ürpertici ve eşsiz dünya beni derinden etkilerken Frida Kahlo’nun dayanıklılığı, Vieira da Silva’nın savaş zamanı yaşadıkları, Beethoven’ın sağırlığı bana güç verebiliyor. İlle de ünlü olması gerekmiyor bu sanatçının. Bir arkadaşımın çalışmadığı zamanlarda kendini rahatsız hissettiğini söylemesi bile bana ilham veriyor.’

Y.A: 'Olmazsa olmazlarım; sanırım gün ışığı, boşluklar ve müzik.'

Y.A: ‘Olmazsa olmazlarım; sanırım gün ışığı, boşluklar ve müzik.’

Ne tür çalışmalardan keyif alıyorsun? Hangi alanda eserlerin var?

‘Birkaç kısa filmim var, sürekli fotoğraf çeker eskiz yaparım. Bence sanatçı iletmek istediği fikre en uygun yöntemi arayıp bulur. Mühim olan üretimdir. Tabii, son yıllarda kendimi en çok resim yaparken rahat hissediyorum.’

Bugüne kadar ne gibi konular işledin?

‘İstanbul’un kontrol edilemez bir hızda değişmesi, kalabalıklaşması, dünya genelinde değerlerin kaybedilmesi ve kavgalar, üzerimde yarattığı üzüntüyle birlikte beni bu konuya yöneltti. Yıllar içinde değişim gösterse de genel olarak işlediğim düşünce bu ve soyutlamalarla anlatmaya çalıştığım bu bozulma sürecinde insanın yaşayabileceği hisler.’

Çalışmalarını nasıl bir ortamda yapıyorsun? Odada olmazsa olmazların neler?

‘Şu an kendi küçük evimde çalışıyorum. Bazen şövalede bazense yerde ya da duvarda asılı duran tuval bezleri üzerine… Odam boyalar, fırçalar ve atamadığım garip malzemelerle dolu. Yer taşlarını halıyla veya muşambayla kaplayarak mümkün olduğu kadar temiz tutmaya çalıştığım bir köşem var. Olmazsa olmazlarım; sanırım gün ışığı, boşluklar ve müzik.’

'Certainty'

‘Certainty’

Roma’da gerçekleşen ilk kişisel sergine katılım nasıldı?

‘Sergi, Türkiye Büyükelçiliği’nin Kültür Ofisi’nde gerçekleşti ve başarılı bir şekilde duyurulduğu için de güzel bir açılış oldu. İlgili ve işlerimle iletişim kurmaya çalışan insanlar arasındaydım. Harika bir duygu.’

Türkiye’de de sergi açmayı düşünüyor musun?

‘İstanbul benim için çok değerli, mutlaka istiyorum. Yurt dışında yaşadığım için insanlarla iletişim halinde olmakta zorlanıyorum; ama şimdiden yavaş yavaş görüşmelere başladım.’

Gelecekte neler yapmayı planlıyorsun?

‘Aklımda sürekli resim yapmak var. Belki biraz da illustrasyon. Yakın gelecekte İtalya’dan ayrılıp bana daha çok ilham verecek bir hareketlilik ve çeşitlilik içinde yaşamak istiyorum. Muhtemelen biraz daha uzak bir gelecekteki hayalim ise; ülke ülke gezerek resim yapmak. Tabii, biraz bekleyeceğim bunun için.’

Sana göre sanat, toplum için mi; yoksa sanat için mi?

‘Bence sanat insanın içinden gelir. Gerçek sanatçı o an için düşünmez ne yaptığını. Tek isteği içindekileri anlatabilmektir. Tabii, sonrasında birkaç kişi bile gelip beğenilerini sunarsa o kurulan yakınlık, sanatçı için vazgeçilmez bir keyiftir.’

Başarılar Yaprak!

Başarılar Yaprak!

İtalya’da Türk bir ressam olmanın avantajı ve dezavantajı var mı?

‘İtalya’da yabancı veya Türk olmanın pek bir avantajını görmedim açıkçası. Çok çalışmak ve sabır göstermek gerekiyor.’

Vaktiğini ayırdığın için teşekkürler.

‘Keyifli sohbet için ben teşekkür ederim.’

Röportaj: Asiçiçek

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
24 ⁄ 4 =