fbpx MENU

Büyük İndirim: Shopping Fest!

Çöplerinizle Barışın

12 Haziran 2014 Comments (2) Views: 2114 ANASAYFA, Kafama Göre

Kadın Vizöründen Adam

Hayatınızda bir kere dahi de olsa illa ki hepinizin gökyüzüne kafasını çevirip boşluğa şuursuzca baktığı olmuştur. Gündüz bulutları izleyen gözler, gece olduğunda belli belirsiz yıldızları takip eder. Belki de ayın eşsiz ışığına dalıp gidersiniz. Hele bir de yıldız kaydıysa tamam! Bir dilek geçer yüreklerden hemen.

Kadın vizöründen adam hikayesini bir de benden dinleyin bakalım. Kapatılan kahve fincanları, zemine boca edilen iskambil kartları ya da en yakın bildiklerimizle veya o an yanımızdakiyle, hatta bir yabancıyla ettiğimiz hoş sohbetler… Boş. %85’inin anafikri; hayallerimiz, olmasını istediklerimiz, yapmaya çalıştıklarımız yahut yapacaklarımızdır. İş, aile, eğitim, sağlığa dair belli başlı paradigmalar yürütse de zihin, aslında aşk ve sevgidir asıl konuşmak, yaşamak istediğimiz anakonu. Kimisi vardır sözcüklerini dök(-e)mez, bir başkası vardır anlatır da anlatır. Bildiğimiz şeylerden konuşuruz esasında hep. Bildiklerimizi bilmiyormuş, kabullenmiyormuş gibi davranarak.

Günümüzdeki ilişkilerin çoğu hüsranla sonuçlansa da beyin bunu kabul etmez. Elbette direnir doğası gereği. Kimisinde birkaç ay süren direnme diğerinin birkaç yılını alır. Sonuç bellidir. Erkek kadına, kadın adama muhtaçtır bu hayatta. Her zaman tutulacak öteki bir başka el aranır, öyle ya da böyle. İşte tam da bu noktada beyin ikiye ayrılır; erkek beyni ve kadın beyni olmak üzere.

Erkek Cefakardır, Kadınsa Vefakar

Erkek cefakardır, kadınsa vefakar. Erkek öncesini, sonrasını düşünmeden yaşamayı severken kadın, her an tetiktedir. Bir erkek kolay kolay ağlamaz. Kadın hassastır. Erkeğin libidosu yüksektir. Öyle adamlara rastlayabilirsiniz ki; yağlı göbekli, kısa boylu ve kendileriyle üç-beş şey dışında sohbet edilecek konu bulunamayacak kadar kötüyken kendilerini çekici, yapılı, asil Holywood yıldızı sanan cinstendir bunlar. Yakışıklılıklarıyla gurur duyarlar. Öte yandan bir kadın sadece üç kilo aldı diye etraftan tepki toplayabilir ya da ayna karşısına geçip kendisini beğenmeyebilir. Bu özgüven eksikliğinden değil farkındalık duygusunun kadında son derece gelişmiş olmasındandır. Değişimi farkeder çünkü kadın ve bundan rahatsızlık duyabilecek kadar bunun farkındadır aslında.

Adam kapalı kutu gibidir. Açabilene bravo! Ağlanmaması gerektiğini çok ufakken ezberletmişlerdir beyin bloklarına. Adam dediğin güçlü olmalıdır. Yıkmalı, kırmalı, es geçmeli, umursamamalıdır. Kadına göre; bu güç yanlış anlaşılmaktadır. Erkeğin kaba kuvvetten anladığı büyüklük; kadına göre gereksizdir, acizliktir. Komplekstir. Güç sözcüğü kadında kudret ve asalet anlamına gelmektedir. Ayna gibidir kadın. Yansıttığını görebileceğin bir ayna. Bir kadının gözlerine bakmak kadar kolaydır aslında kadının ne dediğini anlamak. Tabii erkeklerin işine de gelmez çoğunlukla algılamak. İşlerine geldikleri gibi… Kadınların içgüdüsü ise doğuştan ruhlarına yapışır. Ölene kadar onlarla birliktedir naif sezgileri. Pek yanıldıklarını söyleyemem kadınların; ama çok severlerse buna kabullenmek derler ve sadece kendilerine yalan söylerler kalplerinde. Erkekler tam aksi; kendileri hariç herkese yalan söyler.

Zordur aşık olmak ve getirilerine tahammül etmek zira adamların en sevdiğidir kolayı seçmek. Bizim yönümüze bakan her kim ya da ne varsa kafamızı çevirip sırtımızı dönüyoruz. Yüzümüz bize sırtı dönük olana oluyor hep. Biz kendimiz zoru seçiyoruz aslında, ah şu kadınlar! Kendi kendimize… Giden hep adamdır, kalan kadın. Kadın kalır, savaşır, asidir; ama bir o kadar da fedakardır. Adam sıkılgandır. Düşünmeye, düşündürtülmeye gelemez. Üçe kadar sayar kadın gözlerini kapatıp ve üç deyip gözlerini açtığında adam çoktan toz bulutuna karışmıştır bile. Gider. Kendi memleketine, belki onu güldüren başka bir dişinin yanına veya kendini iyi hissettiği herhangi bir alana.

Hoşgeldin Dünya!

Yani diyeceğim o ki; adam, hayatını kolaylaştıracak ve her istediğinde elinin altında bulabileceği, geri kalan zamanlarda çok zeki olmayan, ayağının altında dolaşıp paçasına dolanmayan ve dır dır yapmayan koyunvari bir kadın arzular yanında sadece. Kadın ise her koşulda, her şekilde; gülerken güvenle tutabileceği bir el, ağlarken yaslanabileceği bir omuz, bütünleşebileceği bir ruh eşi ister yanında.

Başlayan tüm güzel ne varsa hepsinin kötü bir sonu oluyor istemesek de; aynı doğum ve ölüm ilişkisi gibi. Eşit olmayan tek bir yer var ise orası da dünya. En azından benim için öyle oldu. Aşık olana aşık olamadım; aşık olduğum da benim ona duyduğum aşkı bana hissetmediği için yerle bir etti. Tüm gerçek bu: Naadilane bir ülke burası.

Hani derler ya hep kadınlar fazla hayal aleminde yaşarlar diye. Aslında en büyük yanılgısı erkeklerin burada başlıyor. Asıl düşler ülkesinde yaşayanlar erkeklerdir ve kadınlar gerçeğe o kadar bağımlı olduklarından bir süre sonra düşler ülkesinden dünyaya yolculuk yapmak zorunda kalırlar. Ben kalamadım o hayal aleminde. Kadın vizöründen adam olanlara baktığımda diyesim geliyor ki: Hoşgeldin dünya! Siz sevgi ve aşk ile kalın. Sevin, sevilin.

Blessed be!

Tags: , ,

2 Responses to Kadın Vizöründen Adam

  1. Avatar anonymous dedi ki:

    Giden hep adamdır ! Gidemeyen adam var mıdır ya da gitmeyen kişi Adam mıdır ?

  2. Avatar tuca dedi ki:

    Adam istediği için gitmez, gitmesi gerektiği için gider.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
22 ⁄ 11 =