fbpx MENU
Bo Drum ritim atölyesi açıldı.

Bo Drum Ritim Atölyesi Açıldı!

90'lar caz grubu Lodos.

90’lar Cazının Lodos’u, Gerçekti Hayal Oldu!

Kelebekler Vadisi'nde yaz tatili.

24 Ekim 2016 Comments (0) Views: 2442 ANASAYFA, Gezi

Kelebekler Vadisi’nde Kumsal Düğünü

“Vadi dosyasını oluşturan üç makale; işletme sahibi Hasan Gürbüz Bey, şifacım ve aşçım iyi yürekli Muradiye Vatan Hanım, hoşsohbet Ali Dayı, dostluk ve yardımlarını eksik etmeyen Emrah Soydal & Bartu Kaan Özdişçi & Mario Çıkman & Selim Serkan Köse & Cumali Bağı, ‘Farfara İstanbul’ müzik grubu üyeleri ve evrene yaydıkları renkli frekans, vahşi sincabımın azim ve sabrı ile samimiyeti, vadide evlenen sevimli Sophie & Ryan Hurley çifti ile yakınları, yoga hocam Danielle Russell’ın öğretileri, candanlığını esirgemeyen fotoğraf, patika, sohbet ortağım Hazel, günün yirmi dört saati süslü asasıyla dans eden Bhushan Lodha, Niko & Batuhan & Hakan üçlüsünün kozmik enerjisi, Tayfun’un Creep’i, Gökçen’in şampuanı, Merve & Ecem ekürileri, dans partnerim Behiye çatlağı, Gizem Tuğçe’nin sesi, dalış hocası Yaşar Yılmaz, kamp ateşi önünde tanıştığım sevimli Jochebed Esther, fire poi ve hulahop şovlarını büyük bir keyifle izlediğim Steven Phillips & Amelia Charlotte, yüzümüzü gözümüzü allayıp pullayan Olivia Jenkins, doğum günü lokumundan afiyetle yediğim Alex Cawkwell ile çılgın çocuk Carl Guyenette, makalem için fotoğraf önerisinde bulunan Doğan Emre ile blöf oyun arkadaşım Sena, vadiye ulaştırma çabasıyla midemizi ayran, kalbimizi pamuk yapan sürat teknesi mürettabatı, Rock Bar’da harika setler çalıp bizi yıldızların altında dans ettiren dj, özür dileyerek ismini unutmuş olabileceklerim, ayak parmağımı öpen kaya, Fırtına ve Karamel başta olmak üzere tüm vadi canlıları ile varlığıma kucak açan doğanın ta kendisi’ne ithafen adanmıştır.

Sevgiyle kalın!

Sevgiyle kalın!

Varlığınız, iyi niyetleriniz, enerjiniz ve dostluğunuz için teşekkürler. Olması gereken zamanda, olması gereken şekilde tekrardan buluşmamız dileğimle… Sevgi ve ışık yolunuza doğsun!” – Asiçiçek

Vadi hakkında epeyce bir şeyler karaladığımı sanıyorum. Yüzdük yüzdük ve vadi dosyasının son bölümüne geldik. Kelebekler Vadisi’nde kumsal düğünü hazırlıkları, düğün ve sonrasındaki birkaç gün…

Kumsalda su sesiyle beraber yoga, meditasyon yapmak ve vadinin ilginç enerjisinden destek almak tarifi olmayan bir duygu! Sık sık meditasyon yaptığım vadide şans bu ya; İtalyan bir yoga hocasına da denk geldik o ara. Gerçekten başarılı ve sempatik bir eğitmendi. Ayağım sargılı olmasına rağmen o bir saat nasıl geçti, hangi ara ayağımı unuttum bilemiyorum; en keyif aldığım yoga derslerinden biri oldu o an. Gün batımında vadinin eteklerine doğru kollarımı kaldırmak ve köklenirken enerjiyi avuçlarımda hissedip tüm bedenime yaymak, finalde kumun üzerinde shavasana… Yine ancak yaşanır, tarifi namümkün diyebileceğim anlardan biri idi.

Gün batımında Hazel ile Rock Bar’a çıktık bir ara. Hindistan’dan gelen Bhushan’ın sihirli asası da yanımdaydı. O tam bir kaçık! Onu müziğin olduğu her yerde, mütemadiyen dans ederken bulmanız mümkün. Asa fotoğraflarımıza ahenk kata dursun, Hazelle bayağı bir sohbet edip Güneş’i seyre daldık.

Gün batmak üzere...

Gün batmak üzere…

Ta ki vahşi sincap ile Volkan’ın baskınına uğrayana kadar! Konu dağıldı sonra pek tabii ama keyif devam etti. Hep birlikte batırdık Güneş’i.

Rock Bar'da gün batımı keyfi.

Rock Bar’da gün batımı keyfi.

Kumsalda Düğün Telaşı

Günler huzurlu bir şekilde akıp gidiyordu. O ara vadide bulunan bir İngiliz çift Farfara İstanbul’un müziğini dinleyip çok beğenmiş; kendi düğünlerinde çalmalarını arzu ettiler. 

Önümüzdeki günlerde yapılacak olan Kelebekler Vadisi düğünü için kollar sıvandı ve görüşmeler sonucunda iş tatlıya bağlandı. O güne kadar İngiliz gruba eklene eklene katılanlar oldu ve vadi git gide doldu. Londra’dan gelen eğlenceli grupta sirk çalışanları da vardı. Akrobasi, hulahop, poi, dans… Enerjik ve renkliydiler.

Sophie ve Ryan’ın günü geldi çattı. Vadiyi kutlama telaşı sardı. Dört koldan hazırlıklara başlandı. Alex düğün programını yazmaya başladı.

Program yazılıyor.

Program yazılıyor.

O esnada masalar ve dekorasyon çoktan tamamlanmıştı bile.

Akşama saatler kaldı.

Akşama saatler kaldı.

Davetlilerin masalardaki yeri belliydi ve ağaç kolları siyah beyaz fotoğraf görselleriyle desteklenmişti. Konsept son derece şirin, sade ve etkileyiciydi.

Harika fikrin kareleri!

Harika fikrin kareleri!

Düğün seremonisi yaklaşıyordu ve akşam yemeği için Hasan Abi Balık Evi’nin önünde pır dönmeye başladı.

Son hazırlıklar da tamamlanmak üzere.

Son hazırlıklar da tamamlanmak üzere.

Sophie & Ryan çifti ve konuklar hazırdı. Seremoni başladı. Ardından yemek faslıydı, fotoğraftı derken hava karardı ve Farfara İstanbul müzik topluğu organizasyona renk kattı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Mario gitar çalıp şarkılar söyledi ve gelin ile damadın birkaç arkadaşı vokal yaptı. Sonra kumsalda devasa bir ateş yakıldı ve insanlar ateş etrafında toplanarak eğlenmeye devam etti. Aynı geceden birkaç kare…

Mario

Mario

Ufaklık!

Ufaklık!

Yasin & Güven

Yasin & Güven

Jochebed

Jochebed

Carl

Carl

Sonraki günlerde dostluklar iyice pekişti. Geceleri müzik ve gündüzleri doğal yaşam aynen devam etti. Hatta gelin ile arkadaşlarının bile orkestraya katıldığı oldu. Bir akşam Olivia elinde pembe pullarla ortalıkta dolandı ve hepimizin yüzünü gözünü süsledi. Ayrıca vadide kaldığı süre zarfı boyunca pek çok kişinin saçını da elinden geçirdi. Çok sohbet etme şansımız olmadı ama tahminimce iyi bir makyöz ve kuaför.

Günler ilerledikçe vadide yavaştan azalmaya başladık. Geceleri milyonlarca yıldızın altında, kum üzerinde semaver çayı içmenin keyfi de tadı da bir başkaydı. Sohbetlerin önü arkası kesilmedi. Hele Ali Dayı’nın konulara mizahi yaklaşımı yok mu! Güldükçe eğlendik; fakat dönüş günü yaklaştıkça da yer yer hüzünlendik. Bir de şu tatlı krizi! En nihayetinde buluştu damaklarımızla gecenin yarı ortasında. Blöf bile oynadık!

Es geçemeyeceğim anlardan biri daha var ki; o da bildiğin deniz kenarında açık hava sineması! Nasıl mı yaptık? Taşıdık armut minderleri, açtık laptopu, koyduk filmi, mis. ‘Pes!’ dedirtecek milyonlarca yıldızın, samanyolunun altında, dalga sesleriyle film öldürmek müthiş bir duyguydu. Histen hise atladığımız bir maceranın kaçıkları gibiydik.

Dönmek Zamanı

Dönmek zamanı icap etti, huzurlu bir hüzün kapladı atmosferi. Çantalar yapıldı, vadide kalanlarla vedalaşıldı. 

Tekne kıyıya yanaştı, aynı tayfa bindik tekneye. Ölüdeniz dönüş yolunda iki şarkı çalan Farfara İstanbul, gözlerimle denizdeki köpüklerle oynarken ben, aslında yüreğimin Kelebekler’de kaldığını bir kez daha anlattı zihnime.

Farfara İstanbul

Farfara İstanbul

Masal gibi bir rüyaydı. Uyandım. Evimdeyim. Elimde kahvem, önümde klavye; sizinleyim. Ruhum Kelebekler’de o ayrı; ama nitekim oradan topladığım taşları gidip ara sıra sevdikçe yine siniyor üzerime kokusu, ruhu oranın. Bu arada şu yazı dizisini hazırladığım esnada mesaj kutuma Doğan Emre’den bir mesaj geldi. Fotoğraflara göz atarken bir fotoğraf çarpmış gözüne: Bu makalenin ana görseli. Doğan, İngiliz grubunun kuma çizdiği Güneş’i fotoğraflayarak gökyüzü ile birleştirmiş. Belki işime yarar blog için diye de böyle bir öneri sunmak istemiş ve ben de kullandım. İnceliği için teşekkürler.

Hey! Kafan biraz karışmış olabilir okuyucu. Seni düşünerek ve vadiye ilk defa geleceğini varsayarak derledim topladım ve sana gününü nasıl geçirebileceğine dair birkaç not çıkardım.

Gününü Nasıl Geçirebilirsin?

Meyve ağaçları, palmiyeler, dağlar, dağlardaki küçük mağaralar, hayvanlar, bitkiler, bol oksijen, deniz ve kumsal hep beraberlerken sen burda gününü nasıl geçirebilirsin? 

  • Denizin suyu zaten muhteşem. Hem cam gibi berrak, hem de aqua renkli bir su hayal edin. Yüzerken ise manzaranızın devasa bir vadi olduğunu. İşte burası Kelebekler Vadisi! Aynı zamanda Yaşar Hoca ile dalgıçlık eğitimi alabilir ve Ölüdeniz’in derinliklerindeki rengarenk ve sevimli canlılarla haşır neşir olabilirsiniz.
  • Sahilden toplayabileceğiniz taşları boyayıp; birilerine armağan edebilir ya da evinize buranın enerjisini taşıyabilirsiniz. Vadinin parmak ısırttıran manzarasına karşı yoga, su sesiyle beraber meditasyon veya tai chi yapmak da iyi gelebilir.
  • Beach voleybol sevenleriniz var ise müjde! Kumsalda sizin için düşünülmüş alanda enerjinizi atabilir, sporun dibine vurabilir; terli vücutlarınızı kızgın kumlardan alıp serin sulara fırlatabilirsiniz. Kesmez ise şelale tarafına trekking yapıp buz gibi soğuk su ile vücudunuza işe yarar bir etki bırakabilirsiniz.
  • Vadiye sırtınızı verdiğinizde sol tarafta denizin üzerinden free solo tırmanabileceğiniz yapıda kayalar mevcut. Eğer geleneksel veya spor tırmanış isterseniz de hemen gerisinde karabinaların takılı olduğu yerleri görebilirsiniz. Bir de yapay tırmanış duvarı vardı ki henüz tam anlamıyla bitmiş değil. Bouldering dışında şelale tarafına trekking yapabilir, ikinci şelalede soluklanıp vadiyi tepeden izleyebilirsiniz.
  • Vadide armut koltuklar, hamaklar ve kafa dinleyebileceğiniz doğal alanlar mevcut. Açık havada kestirebilir, kitap okuyabilir, müzik dinleyebilirsiniz. Eğer yanınızda kitap yok ise Taş Ev, imdadınıza koşacaktır. Orada bulunan kütüphaneden ödünç kitap alıp yazarın hayal alemine dalabilirsiniz.
  • Gündüz vadiye yanaşan tur teknesi ziyaretçilerinin pek duyarlı olduğunu söyleyemeyeceğim. Cümbür cemaat inip fotoğraf çekilip, biraz ortalığa çer çöp bırakıp gidiyorlar. Siz siz olun doğaya saygı duyun. Elinize bir poşet alarak kumsalda gördüğünüz izmarit, jelatin kağıt, pet şişe gibi çöpleri toplayabilir, sonra kendinize ve bu kadim vadiye teşekkürlerinizi sunabilirsiniz.
  • Gün batımında Rock Bar’ın manzarası gerçekten muhteşem. Kayalıkların üzerine kurulu bu barda, Güneş’i vadinin tepesinden denize batırabilir, gece ise ay ışığı ve yıldızların altında çalan setlerle dans edip doğaya karışabilirsiniz.

Bunlar da yetmezse hayal gücünüzün gözlerinden öperim! Özlendiniz; tekrar görüşeceğiz! Sarıldım.

Vadi Günlüğü için…

Kelebekler Vadisi’nde Doğal Afet için…

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
28 ⁄ 7 =