fbpx MENU

Koç Burcu Hakkında Her Şey

Kızılderili’nin Yardımı 2

21 Ekim 2014 Comments (2) Views: 2012 ANASAYFA, Kafama Göre

Kızılderili’nin Yardımı

Gökyüzü siyaha bürünmüştü. Hava çok soğuk. Dolunay ışığı ağzımdan çıkan dumanları tırmalıyor. Üşüyorum. Üzerimde ince, siyah kotum ve ayağımda aşınmış ayakkabılarım var. Kıyafetlerim ısıtmıyor beni. Titriyorum. Buz gibi soğuk burası. Ağaçlar cılız ve uzun boylu. Arada bir yarasalar geçiyor arkamdan. Kanat çırpış seslerini ve ciyaklamalarını duyuyorum. Ürküyorum. Suratım ve ellerim çizik içinde yürüyorum. Ağaçların dalları ince ve sivri. Canımı yakıyorlar her dokunuşlarında.

Adım Ziya. Bir tek bunu biliyorum. Kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum? Anlamsız bir boşlukta yüzüyor tüm sorular kafamda. Koştum… Koştum… Çok koştum… Şimdi buradayım. Nereden geldim ben buraya? Neyim ben? İnsan mı; yoksa aklını yitirmiş bir zavallı mı? Hatırlayamıyorum bundan öncesini ve buralara; bu ıssız ormana nasıl, neden geldiğimi!

Her yer beyaz bir örtü ile örtünmüş. Buzlu toprakların üzerinde kayarak ilerliyorum bilinmezliklere. Az ileride bir ışık gördüm. Ağaçların arasında belli belirsiz bir kulübe. İçeri girdim tereddütsüz. İçerisi doldurulmuş hayvan bedenleri ile doluydu ve tüm hayvan dekorları canlı gibi görünüyordu. Yaşlı bir adam şöminenin karşısına oturmuş öylece düşünüyor. Tanıştık ayaküstü. Beni ocağın yanında ısınmaya davet etti. Ormanlara sahip çıktığını ve doğanın insanlara değil; aslında insanların doğaya ait olduğundan bahsetti biraz. Kafasında tüyden yapılma bir şapkası ve elinde asası vardı. Bir Kızılderili olduğunu öğrendim. Pek fazla konuşmuyor; konuştuğunda büyük nefesler alarak vurgulayıcı ses tonunu kullanıyordu. Sakin ve suskun mizaçlıydı. Ben de suskundum. Hüzünlü gözleriyle gözlerime bakıyor; sanki içimin sızladığını anlıyor gibiydi. Kulübenin ve yaşlının gizemli atmosferinden ürkmüştüm biraz. Kızılderili birden, asasıyla masanın üzerinde duran buzlu, yuvarlak cismi gösterdi:

‘Benden korkma! Senin şu an akli dengen yerinde değil. Ne yaptığını, buraya nasıl geldiğini ve geçmişini merak ettiğinin de farkındayım. Kızılderili’nin yardımına ihtiyacın var senin!’ 

Gözlerini dolunaya dikti yaşlı ve kısık ses tonuyla bir melodi mırıldanmaya başladı. Konuşmasına şimdilik ara verdiğini anlamıştım. Bu yaşlı ihtiyardan iyice ürkmeye başlamıştım. Sanki beni bana anlatıyor, ruhumu okuyabiliyor ve içimden ne desem duyuyordu. Çılgınca! Sanırım cidden aklımı yitiriyorum. Kızılderili yüksek bir sesle melodisini tamamlayıp diyaframından göğüs kafesine kocaman bir nefes çekti. Ani bir edayla asasını o buzlu yuvarlak cisme dokundurdu ve ellerini yavaşça kürenin üzerinde gezdirmeye başladı:

‘Sana buraya nasıl geldiğini göstereceğim evlat!’

Tags:

2 Responses to Kızılderili’nin Yardımı

  1. APACHE AYHAN ÇETİNER dedi ki:

    Eline sağlık babasının bitanesi!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
30 − 1 =