fbpx MENU

Avanos’un Hamursuz’u

Bilge Kösebalaban’dan Single Hazırlığı

27 Ağustos 2014 Comments (0) Views: 1632 ANASAYFA, Kafama Göre

Mutluluk Kendi İçinde

Gün yine siyah. Gece… Gökyüzünde biri göz kırpan, diğeri sabit, ötekisi belli belirsiz üç yıldız asılı. Hava serin, hafiften rüzgarlı. Sessizlik çökmüş tüm kente. Işıkların çoğu kapalı. İnsanlar uyuyor.

Gün bana beyaz. Gündüz… Gökyüzünde sayısız yıldız var, şehir ışıklarında kayıplara karışan. Görülmeyi bekleyen milyonlarca yıldız! Görüyorum. Hava ılık, ruhumda rüzgarlar. Sessizliği bozuyor arka arkaya dinlediğim Breathe şarkısı. Uyurken bile uyumuyorum. Rüyalar, ayrı dünyalar.

Yaşamak harika bir his. Oksijeni burnundan hissederek almak ve verirken bir kez daha şükretmek. Sadece o an için ve her yeni gün için teşekkür etmek evrene. Kimi gündüz yaşar, kimi gece. Biri mutsuzken mutlu olabilirken, bir başkası mutluluğun içinde mutsuzluğa kapılabilir. Herkes farklı görür, değişik hisseder, başka yaşar; ama hayat aslında aynı hayat. Roger Waters’ın da dediği gibi:

‘Solukla, solukla havayı. Korkma umursamaktan. Git; ama terketme beni. Bak etrafıma ve seç kendi toprağını. Yaşamın boyunca uçabildiğin tüm yükseklikler, dağıtacağın gülücükler, akıtacağın gözyaşları, tüm dokundukların ve tüm güldüklerin; budur işte tüm yaşayıp yaşayacağın.’

Ne de güzel söylemiş mısralarında. Nasıl da anlatmış gitarın yumuşak tınılarında. Hayatı hissederek, adım adım, tane tane yaşamak öyle güzel ve özel ki. Onca zamanımı, yıllarımı sürekli bir karmaşa, ses, kaos içinde yürütmüşüm de ancak farkedebiliyorum. Şimdi duruyorum bazen. Sadece kendime armağan ediyorum o zamanı. Yalnızca kendi benliğime. O kadar alışmışız ki gürültüye, koşuşturmacaya. Susuyorum bazen. İnsanlar sustuğumda bir şey oldu sanıyor. Olmuyor değil, evet oluyor. Güzel bir şey oluyor. Kendime alan açıyorum, geleni görebilmek ve alabilmek için. Bakıyorum, orada ne var? Güzel, çok harika şeyler. Durmazsak görmek mümkün olmuyor. Sonra şükrediyorum. Tadını çıkartıyorum an’ın ve ben’in.

Ne kadar çok durursak, ne kadar hesapsız kitapsız yaşarsak bir şeyler o kadar kendiliğinden yolunu buluyor. Beynimizi öyle çok yoruyoruz ki, bunun farkında bile değiliz gündelik yaşamımızda. Sussak bile zihinde milyonlarca volta atan olay, soru, yargı, plan… Böyle bir susma değil bahsettğim. Gerçekten durun ve dinleyin. Olduğunuz gibi kalarak, hiçbir şeyi sorgulamadan, yargılamadan. Sonra bir bakmışsınız zaten yapacağınız şey önünüze geliyor ya da zihninizde beliriyor olması gereken zamanda, olması gerektiği gibi. Zihnin gerçekten buna ihtiyacı var. Bunu anladıkça ve arada yapmaya başladıkça görüyorsunuz ki hediyeler gelmeye başlıyor evrenden size.

Sevgili Sizler…

Eş, dost, akrabalarım, arkadaşlarım, geçmişimde kalan, geleceğimde yer alan tüm tanıdıklarım, kısacası; bu makalemi okuyan ve enerjisi bana bir şekilde değmiş olan tüm okuyuculara sesleniyorum. Bazen sizi güldürmüş bazen de kırmış, kızdırmış olabilirim. Şunu bilmenizi isterim ki aramızda her ne olmuş olursa olsun hiçbirinize karşı öfke, kibir, nefret gibi duygular duymuyorum. Ben, kendi payıma düşen tüm geçmişimi affettim, serbest bıraktım. Kendimi, anılarımı, an’larımı, sizleri, her şeyi azat ettim koskocaman bir şeffaf dünyada. Bilin ki bugünkü zihnim olmasa belki o an’ları iyi veya kötü yaşamazdım; ama yine aynı şekilde bilin ki o günleri iyi ya da kötü yaşamasaydım bugünkü kişi ben olmazdım.

Her yaşanılanın illa bir sebebi var ve yaşanması gerekiyor. İnsanın tüm yaşantısıdır aslında kişi, tüm her şeyiyle. Şimdi huzurluyum. Mutlu ve umutluyum. Gülüyorum, ağlıyorum. Yürüyorum, koşuyorum. Hiçbir şeyden pişman olmuyorum. Çünkü biliyorum ki; iyilik ve kötülük, gece ve gündüz, siyah ve beyaz hepsi kardeş. Hepsinin ardından bir diğeri yaşanıyor.

Burası dünya. Solukla havayı ve kendini bırak zamana. Olması gereken her şey oluyor zaten. Dur. Dinle. İzle. Mutluluk herhangi bir yerde değil, sadece kendi içinizdeSize o kadar yakın aslında. Blessed be!

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
6 × 4 =