fbpx MENU

Ekim Ayı Burç Yorumları

İmroz’a Kara Harekatı

1 Ekim 2014 Comments (0) Views: 2809 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, Müzik

Nemrud İle Progresif Rock

Bana göre; ülkemizin en kaliteli Progresif Rock grubu olan Nemrud, tamamen çizginin diğer ötesinde var olan sihirli bir grup. Şaman kültüründen 70 kuşağına uzanan yolculukta, alışılagelmiş sound kalıplarından uzak; yer yer hüzünlü, zaman zaman agresif bir tarzın içinde ruhu teslim ediyorsunuz şarkıları dinlerken. Nadirdir içsel yolculuğa çıkmanızı sağlayan gruplar. İşte Nemrud, tam da öyle, iyi işler çıkartan bir grup! Ne yazık ki; yurt dışında ülkemizden çok daha fazla tanınır bir haldeler. Popüler akım ve nakaratlı tekdüze şarkı furyasına kaptırıp gittiğimizden olsa gerek, Nemrud gibi pek çok sağlam grup, ulaşması gerektiğini düşündüğüm kitleye ulaşamıyor bir türlü. Taşın altına elimi koyuyor, bu kaliteli müzikten bihaber insanları uyandırmak istiyorum ben de öyleyse.

İlk albümleri ‘Journey Of The Shaman’; Part I, Part II ve Part III olmak üzere üç bölümden oluşan konsept bir albüm. Şarkılar değişken melodiler, bıktırmayan mistik sözlerlerden oluşuyor. Özellikle Part I’deki 12:57’de başlayan klavye solosu ayrı uçuruyor insanı. Klavyenin dili var, konuşuyor dinleyiciyle. Elinizden tutuyor ve önce sizi minik adımlarla gitaristin yanına yürütüyor; sonra da yerini nazik bir elvedayla Saykodelik gitar sololarına bırakıyor. Işıklar sönüp perde kapandığında yumuşak ve huzur dolu, sevimli bir hisle kalakalıyorsunuz. Nemrud ile Progresif Rock gerçekten bir başka!

‘Ritual’ albümünde favorim; albümle yine aynı ismi taşıyan ‘Ritual’ parçası. Şarkının introsu atmosferik, endişeli bir melodiyle başlarken kendinizi bir anda olmak istediğiniz yerde hissediyorsunuz. Meditatif bir etkisi olduğuna inandığım Ritual’deki naif sessizlik, Mert Göçay’in etkileyici vokalleriyle sese dönüşüyor. Usulca yanınıza yanaşmaya başlayan arpej tınılarıyla beraber ritüel de devam ediyor. 4:59’da tam şarkının bittiğini sanarken aslında yeni başladığını farkediyorsunuz. Mert Alkaya’nın davul ritimleriyle birlikte içinizdeki çocuk açığa çıkarken tüm geçmiş, film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçmeye başlıyor. Hareket kazanıyor hisler şarkıyla birlikte. 9:31’de yine o çok sevdiğim Mert Topel klavyeleri eşlik etmeye başlıyor hislerinize. Şarkı bittiğinde ritüeliniz tamamlanıyor adeta.

Rainbow45 Records etiketiyle piyasaya sürülen ‘Journey Of The Shaman’ isimli ilk plak geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Bu başarılı çalışmaya imza atan ve yurt dışında ülkemizi temsil eden Rock grubu Nemrud’dan müzik hakkında kalemime takılanlar…

Nemrud

Nemrud

Grup nasıl bir araya geldi?

‘Nemrud, 2008 yılının sonlarında Mert Göçay, Harun Sönmez ve Aycan Sarı tarafından İstanbul’da kuruldu.’

‘Nemrud’ sözcüğünün hikayesinden bahseder misiniz?

‘Grubumuz adını, ilk stüdyo albümümüzde anlatılan hikayenin en önemli bölümünün konu alındığı, yerin göbeğinin bulunduğu ve ‘Mitos’ karakterinin yeraltına geçtiği yer olan Nemrut’dan almıştır. Bu dağ yüzlerce yıl boyunca insanların inandığı iki dünyanın; doğuyla batının birleştiği kutsal bir noktadır. Grubun soundu da aslında anadolu ezgileri ile batı dünyasındaki rock soundunun karışımı gibidir.’

‘Journey Of The Shaman’ ile ‘Ritual’ arasında üç yıllık bir zaman zarfı var. Bu süreçte Nemrud neler yaptı?

‘Bu süreç, ekip olarak müzikal birlikteliğimizden hiçbir şey kaybetmediğimiz bir dönemdi. Ancak sağlık sorunları yüzünden çok fazla gözler önünde olamadık.’

Albümlerdeki söz ve müzikler kime ait?

‘Yayımladığımız iki albümdeki bütün söz ve besteler Mert Göçay’a ait olup tüm ekibin katkılarıyla son halini almıştır.’

‘Krautrock’ sizce..?

‘Krautrock, Almanya’da 68 muhalefetinin beslediği anarşik enerjinin yansıtıcı ve yayıcısı olarak dogan bir türdür. Çağının düşüncelerine sırtını dönmemiş, anlamsız romantizmden uzak, gelişimin peşinde oluşuyla zirvede olduğu dönemin standartlarını belirleyebilmiş ve sonraki dönemin müziğini derinden etkileyebilmiştir.’

Progresif Rock çizgisindeki gruplar arasında Türk grup olmak nasıl bir duygu?

‘Albümlerimizin hem LP, hem CD, hem de dijital olarak dünyanın heryerinde satılıyor olması, ister istemez bizi devasa bütçeli projelerle yan yana getirmeye başladı. İçeriğinde Progresif Rock olan birçok radyoda, dergide, internet sitelerinde albümlerimizle ilgili detaylı yorumlar yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Ülkemizi bu alanda temsil ediyor olmaktan dolayı son derece mutluyuz ve umuyoruz ki; yakın zamanda çok daha fazla grupla birlikte yurt dışında boy göstereceğiz.’

Yaptığınız müziği üç kelimeyle ifade etmeniz gerekse bu kelimeler kesinlikle; … 

‘Karanlık, bağımsız ve duygusal olurdu.’

Eloy, Jane, Camel gibi iyi müzik yapan gruplar playlist’lerin bir köşesinde her zaman dururken son dönemlerde bu tarz işlere imza atan müzisyenleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

‘Sanatın birçok alanında görüldüğü üzere geçmişe bir yönelme var. Ticari kaygıları olmadan sadece yapmak istedikleri müziği bir şekilde kaydedip piyasaya çıkarmış olmaları, bizim gibi müzisyenlerin algı kapılarını sonuna kadar açmış ve cesaretlendirmiştir. Günümüz müzisyenlerinin geçmiş ile barışmalarını son derece mutlulukla karşılıyoruz. Umuyoruz ki; içeriğinde sadece sanat olan albümleri yakın zamanda dinleyebileceğiz.’

Grup olarak bir ütopyanız var mı?

‘Bizim ütopyamız; bütün Progresif Rock külliyatını ezberlermiş insanlar ile bu müzikle yeni tanışan insanları evlerinden çıkararak bir araya getirmek ve o toplumu birlikte yaşatmaya çalışmak.’

Journey of The Shaman

Journey of The Shaman

İlk Plak yolda. Hislerinizi merak ettim.

‘LP dünyasına son albümümüz olan ‘Ritual’ ile bu sene başlarında girmiştik. Bu hafta itibariyle Prag’da basımı tamamlanan Rainbow45 Records etiketli ilk albümümüz ‘Journey of The Shaman’ da kısa sürede dünyanın birçok köşesindeki plak sever ile buluşacak. Çok heyecanlıyız.’

Nemrud bu aralar hangi grup / müzisyenleri dinliyor?

’70’ler efsanelerini her daim ilaç gibi almaya devam ediyoruz. Son yirmi yıldır yaptığımız gibi… Son dönem gruplara gelirsek: Porcupine Tree, Steven Wilson, Opeth, Anima Mundi, Haken, Anglagard, IQ, Discipline vs.’

Yakın gelecekteki projeleriniz neler?

‘Üçüncü albümümüz için bir süredir stüdyoda vakit geçiriyoruz. Önümüzdeki sene içerisinde kayıtları tamamlayıp yayınlamak istiyoruz. Aynı zamanda konserlere devam edeceğiz. Hatta çok güzel süprizlerimiz de olacak konserlerde!’

Canlı performansınızı izlemek istesek sizi nerede bulabiliriz?

‘Şu an için kesinleşmiş bir tek konser tarihi ve mekanı verebiliyoruz: 29 Ekim, Kadıköy Sahne. Diğer konserlerimiz için duyuruları sosyal medya aracılığı ile takipçilerimize duyuracağız.’

Eklemek istedikleriniz var mı?

‘Az sayıda dinleyicisi olan Progresif Rock’ı biraz daha bilinir hale getirmek, genç dinleyicilerin içeriğinde sanat olan müziklere yönelmelerini sağlamak ve müzik yapıtlarını desteklemek adına çabalarımız devam edecek.’

Ben de bu çabanızı destekliyor ve teşekkür ediyorum sizlere!

‘İlginiz ve desteğiniz için asıl biz teşekkür ederiz!’

Röportaj: Asiçiçek

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
29 − 2 =