fbpx MENU

Apsent’den Ekspres’e Transfer

Bitter Kaplı Kestane Şekeri

17 Ocak 2015 Comments (2) Views: 2772 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, Müzik

Serkan Niyaz Ciner İle Hayaller Kurmadan

‘Ne anlam vermeye, ne anlam bulmaya, ne kabullenmeye, ne de reddetmeye çalışıyorum. Sadece yaşıyorum; kalbimin ve aklımın yön verdiği gibi.’ – S. N. Ciner

Söz ve müzik yazarı Serkan Niyaz Ciner ile hayaller kurmadan olur mu; olmaz mı?

1981 doğumlu Serkan Niyaz Ciner’in 500’ün üzerinde bestesi var. 90’lı yılların yumuşak ve tatlı soundunu müziğinden eksik etmeyen Ciner, sözlerinde farazi bir olay veya kişinin var olmasına tamamen karşı. Onun, bestelerini yaparken en önem verdiği nokta; mutlaka gerçeğe ait bir yaşanmışlık, kendine dair bir anı, işaret gibi herhangi bir detayın var olması! Bu da onun bestelerini daha güçlü kılıyor.

Müzikten arda kalan vakitlerinde enteresan işlere de imza atan Serkan N. Ciner, geçtiğimiz hafta sosyal medyada ‘Kedi Evi Nasıl Yapılır?’ başlığı altında bir video paylaştı. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında ‘Puding Band’ tarafından gerçekleştirilen çekim, kısa sürede büyük ilgi topladı. Paylaşım, şu soğuk kış günlerinde sokak kedilerinin de bir eve ihtiyacı olduğunu ve bunun nasıl hazırlanabileceğini matrak bir anlatımla izleyiciye aktarıyor.

‘Puding Band’ grubuyla çıkartacakları albüm arifesinde olan Serkan N. Ciner’i Masal Evi’nde soru yağmuruna tuttum. İşte o uzun; ama keyifli dakikalardan geriye kalanlar…

Serkan Niyaz Ciner

Serkan Niyaz Ciner

Söz yazmaya nasıl başladın?

‘Ortaokul ile lise zamanlarımda şiir yazıyor ve yarışmalara katılıyordum. Gitarım olduktan sonra ise; yazdığım şiirleri şarkıya dökmeye çalıştım.’

Gitarına ne zaman kavuştun?

Üniversite yıllarımda herhangi bir müzik enstrümanıyla ilgim olmamasına rağmen gayet spontane bir şekilde Taksim’e gittim ve cebimdeki tüm paramla ilk gitarımı aldım o gün. 2000 yılının Şubat ayıydı. Hiç unutmam. Sonra akustik gitarımla kendi kendime öğrendim gitar çalmayı.’

İlk besteni hatırlıyor musun?

‘Evet, hatırlıyorum. 2000 yılında yaptığım ‘Bir Önce Bir Sonra’ isimli bestem. Daha önceden yazmış olduğum bir şiirin mısralarını gitarla çalıp söyleyerek yazdım. Nitekim kısmen başarılı olduğumu hissettim ve bunu belli bir disiplin içerisinde devam ettirmeye başladım. İyi ya da kötü diye ayırt etmeden sürekli bir şeyler ürettim ve yazdım.’

Bestelerinden ilk ikisi neyi anlatıyordu?

‘İlkinin sözleri: ‘Bir önce bir sonra, durdum ben hep sahnede. Hep o iki aşığın gerisinde.’ Onları izleyen taraf olduğunu anlatan bir besteydi. Sonrasında ilk ehliyetimi aldığımda ikinci bestemi araba üzerine yaptım.’

Yazmak dışında çok okur musun?

‘Şiir okumayı sevmem. Çünkü; şiirin insanın kişiliğini bulmasında etken rol oynadığını düşünüyorum. Özellikle de bir besteci için. Kitap okumayı seviyorum. Tarihi kitaplar ilgimi çekiyor.

Bir müziği dinlerken seni düşündüren herhangi bir şey var mı?

‘Şu sıralar Elektronik Indie Rock dinliyorum deli gibi. ‘Adamlar bu müziğin üzerine nasıl söz yazabiliyor’ kısmı beni bayağı bir düşündürttürüyor.’

Yazdığın şarkılarda ‘ben birdaha bu şarkının üzerinden geçmeliyim’ dediğin oluyor mu?

‘Hayır, olmuyor. Bana göre; bir şey yazıldığı zaman tekrar edilmez. Beste, duyguların bütünüdür. Duyguları nasıl ki birdaha yaşayamazsın. Besteyi de tekrardan revize edemezsin. Şarkı, tekrardan düzenlenir, aranje edilir; ama beste yapısını revize etmek bana göre değil. Ben, o anda bir şeyler hissederim. O hissettiklerimi önce kaleme sonra müziğe dökerim. Döktüklerimi şarkı formatına getirdiğimde o beste benim için olmuştur. Bunun üzerine ikinci kez düşünmem. Nasıl ki ikinci kez ağlayamazsın veya aynı konuya bir önceki şekilde gülemezsin, ikinci defa da aynı şekilde söylenip yazılamaz bir beste.’

Diğerlerinden ayrı tuttuğun bir besten var mı?

‘Bütün bestelerimin arasında ayrı tuttuğum tek bir bestem var: Dur Gitme’ 

Beste yapmak için mi oturursun, oturduğun zaman mı beste yaparsın?

‘Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan…’

(Güldük)

‘Beste yapmak için oturmam; ama zaten gitarı elime aldığımda o gün yaşadığım şeyler bir bestedir. Beste yaparken sadece zamanın bir yerinde bana dair birşeyler olmasına özen gösteriyorum.

Mevsimlerden hangisi sana ilham vermez?

‘Bir tek yaz ilham vermez.’

Ne olmazsa üretemezsin?

‘Galiba kalem ve kağıdım olmazsa üretemem. Kullanmadığım halde hatta! Artık bilgisayar kullanıyoruz sonuçta. Yine de gitar çalarken önüne temiz bir sayfa açıp penayı kenara koyarak ürettiklerini o kağıda yazmak ayrı bir haz benim için.’

Ürettiklerini tüketme kaygısı yaşıyor musun?

‘Ben bir beste yaparken onu satmak amacıyla yapmıyorum. Dolayısıyla da ilgili yerlere başvurmuyorum. Biraz daha kaderciyim galiba bu konuda.’

Hangi isimler sana ilham veriyor?

‘Kargo’dan MŞŞ, Cenk Taner, Tuna Kiremitçi, Bulutsuzluk Özlemi, Kumdan Kaleler…’

'Şarkı sözlerinde yer alan 'sen' özel biri mi?'

‘Şarkı sözlerinde yer alan ‘sen’ özel biri mi?’

Şarkı sözlerinde yer alan ‘sen’ özel biri mi?

‘Genelde mutlaka birine veya bir olaya hitaben söz yazarım. Bestelerimde yer alan ‘sen’ sözcüğü tek bir kişi değil; ama hepsi gerçekte var olan kişiler.’

Bestelerinde mütemadiyen bir kaybediş, çaba ve yaşanmışlıklar merceğinden gelecek arzularına ayna tutan bir his hakim. Bunun sebebi nedir?

‘Yaşanılan her yeni ilişki, insana farklı bir yerden bir şeyler gösterir, yeni kapılar açılır zihinde ve ne yazık ki her kötü biten ilişki, sana geçmişi özletir. ‘Acaba geçmişte şunu yapsaydım daha mı iyi olurdu’ ya da ‘şu an doğru bir tercih mi yapıyorum’ gibi soruları sormaya başladığında bunlar besteye yansıyor.’

Türkiye’nin şu anki underground piyasasını ve yeni çıkan işleri nasıl değerlendiriyorsun?

‘Az da olsa çok başarılı işler yapılıyor. Amma velakin eskiye kıyasla çıtanın bayağı bir düştüğü kanaatindeyim. Eski dönemlerde son derece başarılı gruplara ulaşabiliyor, albümlerini satın alabiliyor ve dinleyebiliyorduk. ‘Death metal de neymiş’ demiyordu kimse. Şimdi, yine çok iyi gruplar ve müzisyenler var; ama nedense pek bilinmiyor ve duyulmuyorlar. Televizyonda yapılan rock programları da eskisi gibi değil. Ancak internet ortamından duyarsan işte.

Başka bir açıdan; 90’larda underground bildiğimiz müzikler, günümüzde artık piyasaya kaçıyor. Ne yazık ki Pentagram’ı bile dahil edebiliyorum artık buraya. İşin bir de bu rengi var.’

Peki, ekonomik kaygıların insanların müziği üzerinde etkili olabileceğini düşünüyor musun?

‘Ben buna hakikaten katılmıyor ve kesinlikle hiçbir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Müzik, ekonomiyle olacak bir şey değil. İnsanlar, para kazanma kaygısıyla kötü müzik yapıyor. Oysa ki müzik, hiçbir zaman için para kazanılacak bir olgu olmamalı. İşte o zaman kişi, yanlış yöne sevk ediliyor. 2000 yılında bu işten çok iyi para kazanılmıyordu belki. Kazanılmadığı için de ortaya güzel ürünler çıkıyordu; ama şimdi ‘biz bu şarkıyı şöyle yaparsak hit olur abi’ düşüncesiyle yola çıkılıyor. Nitekim oluyor ya da hiç olmuyor. Arası yok.’

90’lı yılların Türkçe rock şarkılarını hala dinliyor olmamız bu sebepten mi sence?

‘Evet, tamamen bu sebepten. Çünkü; yeni akılda kalıcı bir parça üretilmiyor artık. Tüketim toplumu devamlı, üretim yok. Mesela Erkin Koray’ın ‘Kızları Da Alın Askere’ isimli parçası hem eğlencelidir hem de inanılmaz bir ironi içerir. Günümüzde sürekli ‘aşkından yandım, bittim, kül oldum’ modunda şarkılar üretildiğinden hafızalardan çabuk siliniyor.’

Gelecekte neler yapmayı planlıyorsun?

‘Şubat ayının sonlarına doğru Alper Kaya ile kurduğumuz Puding Band’in albümünü çıkartmayı planlıyoruz. Konsept olarak gündelik hayatı baz aldığımız, ska tadında eğlenceli bir albüm. Eylül gibi ise; 12 şarkılık ilk solo albümümü çıkartmak var planlarım arasında.’

Sosyal sorumluluk projesi kapsamında gerçekleştirdiğiniz kedilerle alakalı videonuzu izledim. Başarılı olmasının yanı sıra eğlenceliydi. Bunun hakkında birkaç şey söylemek ister misin?

‘Kedi evi nasıl yapılır’ konulu, komik ve eğlenceli bir video hazırladık. Konuya olabildiğince matrak bir biçimde değinmeye çalıştık ki insanlar bir şekilde tepki versinler istedik. Kedi evinin ne kadar önemli bir şey olduğunu güzel bir dille anlatmaktı amacımız.’

… olmadan beste yapmaya oturmam.

‘Sebep!’

Bestelerimin tarzını en iyi ifade eden sözcük … dır.

‘Yaşantı!’

Serkan N. Ciner & Asiçiçek

S.N.C. & A.

Eklemek istediklerin var mı?

‘Öncelikle bu blogu takip etmelisiniz, çok keyifli bir blog.’

(Güldük)

‘Sonrasında ise; dinlediğiniz şarkı sadece kulağınıza hoş gelmesin, beyninize de hoş gelsin.’

Röportaj: Asiçiçek

Tags: , ,

2 Responses to Serkan Niyaz Ciner İle Hayaller Kurmadan

  1. tuca dedi ki:

    Hayatta bazen bir söz, bazen bir anı veya yaşanmışlık, birçok sorunun cevabı olabiliyor. Renklisen’i seviyorum. Takip etmeye devam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
23 × 17 =