fbpx MENU

Varna’nın Punk Starı: Yeşil Kedi

‘Noah’, Altın Küre’de Şarkısı İle Yarışacak

11 Aralık 2014 Comments (0) Views: 2486 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, Müzik

Telepatik Raba Di Babba

Başımdan geçen enteresan bir olayı paylaşmak istiyorum sizinle. Tabii, işin öbür ucu da son zamanlarda adını sıkça duyurmaya başlayan Raba Di Babba grubuna dayanıyor.

Kahvem elimde, müzik kulağımda internette volta alttığım sıradan bir gündü. Tuhaf tasarımlı bir logoya rastladım. Grubun ismi, cismi ilgimi çekti. Resimde kertenkeleden bıyıkları olan şapkalı bir adam vardı. İsimleri başlı başına zaten ilginçti. Biraz araştırdığımda caz, funk ve lounge karışımı bir müzik yaptıklarını öğrendim. Bazı mekanlarda sahne alan grup, aynı zamanda da ikinci albüm hazrlıkları üzerindeymiş. Albüm piyasaya çıkmadan, ben bir grubun karşısına çıkayım istedim. Panoma siyah tahta kalemiyle kocaman bir ‘Raba Di Babba röportajı’ yazıp, onu kırmızı kalemle daire içine aldım. O gün ve ertesi gün biraz yoğundum; ama en geç üç güne kadar grupla iletişim kurmaya kararlıydım.

Üç günden daha fazla bir zaman geçti. Dışarıda ve site başında koşturup duruyordum. Masa başına oturduğumda ‘eyvah!’ dedim. Unuttum gruba ulaşmayı. Önce bir e-postalarıma bakıp sonra onlarla iletişim kurmak vardı kafamda. Gelen kutumu bir açtım ki; Raba Di Babba Music Band‘den bir posta var:

‘Merhabalar Renkli Sen Ekibi,

 

2008 yılında yayınlanan ilk albümümüz ve yaynınlanma hazırlıklarındaki ikinci albümümüzü beğeninize sunarız.

 

İyi çalışamalar.’

Vay canına! İşte bu harika! Ben onlarla iletişime geçmeden nasıl olduysa iç sesimi duymuş ve farkında olmadan bana içinde bestelerinin de yer aldığı uzun bir brief yollamışlardı. Hiç vakit kaybetmeden grubun şarkılarını dinlemeye başladım. Caz gırtlağına sahip bayan vokalin alt yapısını, temiz gitar sound’u ve eğlenceli davul ritimleri oluşturuyordu. Türkçe sözlü besteleri hayata, aşklara ve kişiliklere göndermeler yapıyor, dinlettirirken de insanı düşündürttürüyordu. Özellikle ‘birkaç kelebek üstüne konsa sen de uçabilir misin’ sözleri beni benden aldı.

Yaşanılanların ardından grup üyeleri ile haberleştik ve denkleştik tabii. İşte bu yüzden; nüktedân hi-caz severler topluluğu, bundan böyle benim için Telepatik Raba Di Babba!

Raba Di Babba Band

Raba Di Babba Band

Hikayenizin en başına gidelim.

Hakan Dilek: ‘2008’de Deniz Vuslat Öndersev ile birlikte etnik müzik yapan bir gruptaydık. Sonradan flüt çalan arkadaşımız Mesut Sancar, perküsyonda Aykut Türker, gitarda Ozan Çakar ve biz, batı formlarında müzik yapan bir grup kurma kararı aldık. Daha sonra grubumuza bas gitarist Mustafa Örnek ve on iki telli gitar çalan arkadaşımız Gökalp Ekremoğlu da dahil oldu. Bir sponsor bulup Ada Müzik’de albüm kaydına girdik.’ 

İlk tecrübe nasıldı?

Deniz Vuslat Öndersev: ‘Biz kendi kendimize stüdyoda prova alan ve sahnede de aynı adrenalinle çalan insanlardık. Stüdyoya girince işin rengi değişti. Ben çok heyecanlandım mesela. Doğal olamadım. Kendim gibi söyleyemedim. Tabii, o kayıtların üzerine iyice ısınınca mevzuya daha da keyifli olmaya başladı bu süreç.’

Kalabalık bir grup olmak avantaj mı, dezavantaj mı?

Deniz Vuslat Öndersev: ‘Küçük sahnelere çıkamadığımız için dezavantaj. Hepimiz dinlediği müzikler ve fikirler de birbirinden farklı. Aynı şarkıyı dinlerken yedi tane fikir ortaya çıkıyor; ama mutlaka iki, üç tanesi tutuyor. Bu tarafı da ciddi avantaj.’  

 

Hakan Dilek: ‘Yedi kişinin yaptığı müziği aranje etmek çok sıkıntı oluyor; ama avantajı da var tabii. Acayip geyik yapıyoruz aramızda mesela. Eğleniyoruz epey.’

Raba Di Babba’nın anlamı nedir?

Hakan Dilek: ‘İsim, ‘Teorik’ adlı şarkımızda yer alan ‘raba di babba’ tekerlemesinden geliyor aslında. Mana yok; ama anı var. Roxy’de Nokia Supersound Müzik Yarışması’na katılıp finale kalmıştık. Doldurdukları CD Amerika’ya gitmiş ve orada ‘Kelebek (Etkileşim)’ adlı şarkımızı bir kız dinlemiş. İsmimiz o ara G7 olarak görünüyor. Bizi çok aramış; ama bulamamış. G7 zirvesi falan da var tabii, komik oldu. Yarışma modundan çıkınca gruba gerçekten bir isim koymaya karar verdik ve Raba Di Babba öyle ortaya çıkmış oldu.’

En keyifli performansınız hangisiydi?

Aykut Türker: ‘Benim için en keyifli performans, Balo Sokak’da çaldığımız açık hava konseriydi. 2008 yazıydı ve her Cumartesi çalıyorduk.’

 

Deniz Vuslat Öndersev: ‘Benim annemden gizlemeye çalıştığım ve Hakan’ın toplu mail atma esnasında anneme de iletmiş olduğu konserler…’

 

(Gülüşmeler)

Raba Di Babba

‘İyi çalışmalar!’

Yakın gelecekteki projeleriniz neler?

Hakan Dilek: ‘Aslında her ay bir klip çekerek onu Facebook üzerinden yayınlamak ve bu sayede dinamizmi ayakta tutmak istiyoruz.’

Eklemek istedikleriniz var mı?

Hakan Dilek: ‘İçi boş olmayan ve hikayesi olan parçalar yaparak parçalarda da mesajlara yer vermek istiyoruz. Mesela ilk abümümüz çok fazla mesaj ağırlıklıydı. Ne komplike bir albüm olsun, ne de bomboş… Hatırlanmak istiyoruz!’

İyi çalışmalar!

Röportaj: Asiçiçek

Tags: ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
42 ⁄ 14 =