fbpx MENU

Suyla Akromatik Mum

Mart Ayı Burç Yorumları

19 Şubat 2015 Comments (4) Views: 6625 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, ENERJİ, SANAT

Timuçin Çakaloz İle Taşların Sihirli Dünyası

Şifalı taşlar ve enerjisi son zamanlarda gittikçe yayılmaya başlayan bir konu. Tabii, bunu bir de işin erbabından dinlemek gerektiğini düşündüğümden, adımlarımı yirmi beş senedir bu işe gönül vermiş olan Taş Uzmanı ve Heykeltıraş Timuçin Çakaloz‘un atölyesine götürdüm. 

Babası Uşaklı, annesi İzmirli olan Timuçin Çakaloz Erzurum’da doğmuş. Babasının bankacı olması sebebiyle göçebe bir hayat süren Çakaloz, doğduğundan beri tam otuz sekiz ev değiştirmiş. Kendisi kelimenin tam anlamıyla köklü bir Şaman. Taşları Şamanik görevlerine göre şekillendiren Çakaloz, hayvanların enerjilerinden yola çıkarak onları değerlendiriyor. Taşların renkleri ve içeriğinde bulunan mineraller ile hayvanları büyük bir ustalıkla örtüştürmeyi başaran ustanın taşa duyduğu aşk, ruhu olan ayrı bir dünya. Bu da onun yarattığı sanat eserlerindeki etkiyi güçlü ve özel kılıyor.

Timuçin Çakaloz Heykel Atölyesi

Timuçin Çakaloz Heykel Atölyesi

Beş yıldır faaliyet gösteren Timuçin Çakaloz Heykel Atölyesi, Kadıköy’ün kalbine kurulu, doğayı ayaklarınıza seren enerjisi yüksek bir mekan. Moda Caddesi üzerinde ilerleyip Ressam Şeref Akdik Sokak’dan girer girmez sağ kolda sizi karşılayacak olan sevimli yer, yolunuz o tarafa düşsün düşmesin mutlaka gidip görmeniz gereken bir adres. Vitrinde hemen dikkatinizi çekecek olan enteresan taşlar dışında, atölyenin içinde bir sürü de heykel mevcut.

Gönül rahatlığıyla atölyeye girip Timuçin Çakaloz ile taşlar üzerine konuşup bilgi alışverişinde bulunabilirsiniz. Sohbeti son derece keyifli olan bu güzel insanın, benim hayatımda da rolü tanıdığım günden bu yana çok güçlü. Öyle ki; kendisi yol gösterici bir rehber. Doğum günümden bu yana enerji alanıma dokunduğu ve bu cici sohbeti gerçekleştirme fırsatı yakaladığım için kendisine minnetimi sunarım.

Mistik bir dünyanın kapılarını aralayan taşlar, bize gerçekten evrenin bahşettiği bir lütuf. Bunun değerini bilip yaşamımızda kullanmak ise tercih meselesi. Heykeltıraş Timuçin Çakaloz ile taşların sihirli dünyası üzerine sohbet ettik. Bakın neler konuştuk.

Işık, yolunuza doğsun.

Timuçin Çakaloz

Timuçin Çakaloz

Çocukluğunuz nasıl geçti? Doğal ortamda mı büyüdünüz, şehir hayatında mı?

‘Aslında karışık geçti. Daha çok şehirdeydik; ama sık sık Akhisar tarafına teyzemlere giderdik. Beyoba Kasabası kırsal kesimde olduğundan orada pamuk tarlaları vardı. Tütün ekilirdi. Bağlar, bahçeler, dağlar ve taşlar vardı. Arazide çok dolaştım tabii.

 

Mutlu bir çocukluğum oldu benim. Haylaz, yaramaz, biraz da vahşi bir çocuktum.’

Eğitim sürecinizden biraz bahseder misiniz?

‘İlköğretim zamanlarında çok başarılı olduğumdan bahsedemem. Yaramaz bir öğrenciydim. Lisans eğitimime Eskişehir Üniversitesi Seramik bölümü şeklinde başladım; fakat daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nin Heykel bölümüne geçtim.’

Bölüm değiştirme fikri nereden çıktı?

‘Seramiği çok sevdim; ama heykel kısmında. Teknolojik seramik değil de seramiğin şekillendirilmesi, formlar daha çok ilgimi çekiyordu. Sanatsal seramikle uğraşırken heykeli farkettiğimde Mimar Sinan Üniversitesi Heykel bölümüne geçmek istedim. Oradan da mezun oldum.’

Ailenizin kökeninde Şamanlık var mı?

‘Ailemin bir kısmı -anne tarafı- Bektaşi dolayısıyla da Şamanlık var. Çünkü Bektaşi kültürü Şamanizm ile iç içe. Baba tarafım da Karaman Beyliği’nden. Babalarda da var Şamanlık; fakat daha çok anne tarafından.’

Şaman davulu

Şaman davulu

Heykellerinizde hangi malzemeleri kullanıyorsunuz?

‘Heykellerimde daha çok taş kullanıyorum; ama hemen hemen bütün malzemeleri kullandım. Bronz, ahşap… Tabii, yirmi beş senedir en çok taşlar ile ilgileniyorum. Daha çok ilgimi çekiyor.’

Nasıl bir ortamda çalışmak tercihiniz?

‘İlk zamanlardan bu yana atölye ortamında çalışmayı tercih ediyorum. Araziyi de çok severim ve orada da çalıştığım oldu.’

Buradan önce hangi atölyelerde çalıştınız?

‘Bir süre Eskişehir ve İstanbul’daydım. Beş yıl kadar Kapadokya, Avanos’da çalıştım. Yeraltındaki mağara atölyemizdi. Orada ağırlık heykel seramikler üzerineydi. Daha sonra Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde, üç arkadaş bir atölyemiz oldu. Üç sene kadar da oradaydım.’

Şifacı Ayı

Şifacı Ayı

Taşlar ve heykellerinizle aranızda herhangi bir duygusal bağ var mı? Satıldıklarında üzülüyor musunuz; yoksa göç ettiklerini düşünüp onlar adına seviniyor musunuz?

‘Bunu en güzel şu şekilde anlatabilirim. Mısır’da yaptığım ilk heykelin ismi: Yansıtıcı. Heykel İskenderiye’de tam deniz kıyısında kütüphanenin olduğu yerde. O heykel bana o bölgedeki bilgileri yansıtıyor. Böyle hissettiğim için de ona o adı koydum. Heykelimi orada bıraktığım için içim tabii ki burkuldu; ama hüzünlü değilim artık. Oradan bana sürekli bilgi akışı var. İnsanlar o heykele bakıp düşünüyor. Onun bilgileri ise bir şekilde bana ulaşıyor. Dolayısıyla üzülmüyorum; seviniyorum. Onlar bir yerlere gittiğinde başka insanlarla ben iletişime geçiyorum taşların vasıtasıyla.’

Diğerlerinden ayrı tuttuğunuz çalışma veya çalışmalarınız var mı?

‘Son yaptığım Şaman Meclisi heykelleri beni çok yansıttığından hoşuma gidiyor.’

Lavender Shaman

Lavender Shaman

Hikayesi nedir?

‘Bu atölyede Şaman Meclisi oluşturuyorum şu an taşlardan. Bu taşların kendine göre belli enerjileri, şifaları ve güçleri var. Ben bir Şaman olduğum için bunları çok rahat görebiliyorum; fakat normal algı düzeyinde olan insanlar bunu göremiyor. Aynı zamanda da heykeltıraş yönümü, taşları şekillendirmede kullanıyorum. Taşların var olan o enerjisini insanların algı boyutuna taşıyarak benim gördüğüm hal’e getiriyorum. Tabii bunu yaparken özelliklerine göre şekillendiriyorum. Mesela; ‘Eflatun Ceyid’ taşı dediğimiz yeşim taşının eflatun renkte olanının gövdesinde bir aralık vardır. O aralıktan su ya da şarap geçtiği zaman kişi onu içtiğinde o taşın bilgisine eriyor. Aslında heykellerin hepsinin buna benzer işlevselliği var. Sadece bir şeyin resmi değil onlar.’

Taşların dünyası kadim bir öğreti mi; yoksa aktarılabilen bir bilgi mi?

‘Öğrenilebilen ve aktarılabilen; fakat bir süre sonra kitaplardan ya da kişilerden değil de kişiye evrenden kendiliğinden akmaya başlayan bir bilgi. Bunu hissediyorsun ve bunlar neredeyse %100 derecesinde doğru çıkıyor. Örneğin; benim burada bir taş için hissettiğim bir bilgi Avustralya’da da aynı anlamda kullanılıyor. Aslında tüm evren, tek bir varlığız ve bir şekilde sürekli iletişim halindeyiz.’

Şifalı taşlar

Şifalı taşlar

İnsanlar taş seçerken buna nasıl karar vermeli?

‘Buraya gelenlerin genelde ilk sorduğu soru; ‘Ben balık burcuyum. Hangi taşı satın almalıyım?’ şeklinde oluyor. Ben buna katılmıyorum. Balık burcunun tek bir taşı olmaz. Burçları geçtim; kişilerin tek bir taşı olamaz. İnsanların enerji ve psikolojileri sürekli değişken olduğundan her dönemde farklı taşlara ihtiyaç duyulur.

 

İnsanlar taş seçerken burçlarına göre değil de o anki ihtiyaçlarına göre taşını belirlemelidir. Taşa dokunup onun hissiyatını bir anlamalılar. Taşın renginden de yola çıkabilirler. Bazen ise bunu biz belirliyoruz. Özellikle taşın mineral yapısından dolayı kişiye vermiş olduğu bazı etkiler mevcut. Örneğin; yeraltından çıkan magmatik kayaçları daha çok nötrlemek için kullanırken kristal yapıdaki taşları bilgi kaydetmek ve almak için kullanıyoruz. Kristaller programlanır taşlar iken bazalt değildir mesela.’

Lapis Lazuli Savaşçı Şaman & Kara Kurt

Lapis Lazuli Savaşçı Şaman & Kara Kurt

Taş sahipleri taşlarının koruma, temizlik ve arındırmasını nasıl gerçekleştirmeli?

‘Aslında bu durum, tüm taşlar için ayrıdır. Bazı taşlar Ay ışığında doldurulurken deniz suyunda boşaltılır. Genelleyecek olursak hemen hemen bütün taşlar deniz suyunda boşaltılabilir. Mesela; ametist Güneş’de durmaz, solar. Turkuaz da aynı şekilde… Zaten atölyeye gelenleri bu konuda mutlaka bilgilendiriyoruz.’

Sektörünüzde sahte olarak bu işi yapan çok kişi veya kuruluş var. Bir tüketici satın alacağı taşın sahte veya gerçek olduğunu nasıl anlayabilir?

‘Bu öyle enteresan bir durum ki. İlk Çağ’dan beri taşların sahtesi yapılıp satılıyor. Mesela; Turkuaz taşının Antik dönemlerde sahteleri mevcut ya da iyileştirmeler diyorlar. Taş henüz madendeyken üzerine boya dökerek rengini iyileştiriyorlar. Fırınlama teknikleri ile saydamlaştırıyorlar. Akiği bile asit kazanlarında onu emdirerek renk pigmentlerinle oynayıp boyuyorlar. Akik içinde silisyum bulunan bir tür cam. Onun içine amonyak ile karışık boya çekiyorlar. Amonyağı sonrasında uçurtuyorlar ve boya akiğin içinde kalıyor. Al sana kıpkırmızı bir akik.

 

Açıkçası taş konusunda uzman olmayan bir insanın sahtesini gerçeğinden ayırt edebilmesi çok zor. Benim avantajım; taşları kesiyor, işliyor ve şekillendiriyorum. Dolayısıyla bu aşamada eğer dışarıdan bir etki yapılmışsa bunu görebiliyor ve taşın sahte olup olmadığını veya iyileştirme yapılıp yapılmadığını anlayabiliyorum.’

Kızıl Şaman

Kızıl Şaman

Geçmişte ne gibi projelere imza attınız?

‘Kişisel ve karma sergilerim dışında yurt dışı ve yurt içinde çok sayıda sempozyumlarım oldu. 4 metre, 6 metre gibi boylarda büyük ölçekli heykeller; mermer, gravit… Mısır’da dört heykelim var. Türkiye’de Muğla, Karabük, İstanbul, İzmir, Ödemiş’de heykellerim mevcut.’

Peki, gelecekte sergi düşünüyor musunuz?

‘Şaman Meclisi sergimi ilk önce İstanbul ve belki sonra başka şehirlerde gerçekleştirmeyi düşünüyorum. Ankara, Ayvalık ve Midilli şu an için aklımdan geçen yerler.’

Türkiye’de alanınıza olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

‘Anadolu, heykel konusunda çok eski bir toprak. Taşlarla derin çalışmalar yapılıp felsefelerin işlendiği ve bir dönem uygarlığın merkezi halinde olan çok eski bir bölge. Oralardan muntazam bilgiler alıyoruz; fakat günümüze gelindiğinde aynı ilgiden söz etmek mümkün değil. Hepimiz biliyoruz ki; geriye doğru bir gidiş var. Sanata saygı ve ilgi maalesef eskisi kadar yok.’

Yurt dışına sık çıkan biri olarak, ülkemizle diğer ülkelerin arasında -taş baz alındığında- ne gibi farklılıklar var?

‘Mesela Türkiye, Mısır’a göre çok zengin bir ülke. Mısır’da daha az sayıda taş çeşitliliği var. Orada da zümrüt gibi bazı değerli taşlardan bahsetmek mümkün; ama çeşitlilik açısından ülkemiz bu konuda daha geniş bir yere sahip. Ayrıca ülkemiz volkanik bir bölge ve öyle bölgelerde çok enteresan taşlar oluyor.

 

Ürdünlü bir arkadaşımla sohbet ediyoruz. Buradaki taşlardan bahsediyorum. Orası sırf kum olduğundan çok enteresan geliyor mesela ona. Orada taş ve ahşap yok. Türkiye bu açıdan zengin bir ülke. Çok çeşitli taşlarımız var ve bunun değerini bilmiyoruz maalesef.’

'Taş, heykel ve spiritüel kelimelerinden oluşan bir anınızı anlatır mısınız?'

‘Taş, heykel ve spiritüel kelimelerinden oluşan bir anınızı anlatır mısınız?’

Taş, heykel ve spiritüel kelimelerinden oluşan bir anınızı anlatır mısınız?

‘Çalışmadığım yerden geldi.’

(Güldük)

‘Amatörlük zamanlarımda, Mimar Sinan Üniversitesi okul çalışmaları kapsamında beni Ödemiş Birgi’ye götürmüştü. İlk dış heykelimi orada yapmıştım. O bölge bayağı bir enteresandı ve orada çok ilginç şeyler yaşayıp öğrendim.

 

Osmanlı Devleti, Birgi’ye bir imam tayin ediyor. Osmanlı’da Müslümanlık’ı en son kabul eden çok katı bir imam. Orada Küp Uçuran Kulesi’nin yanında çalıştım. Çok eskiden korsanlık ve sihir yaparlarmış o bölgede. İnanışa göre; kuleden 25-30 km. ileride bulunan Bozdağlar’a  küp içerisinde insan uçururlarmış. Deniz Birgi’ye yaklaşık 180 km. uzaklıkta ve düşünün ki zamanında orası bir liman kenti. Yani; korsanlar nehir aracılığıyla oraya kadar girerlermiş. Ben oraya bir iskele babası heykeli yaptım. Orada zamanında liman vardı ve gemiler gelip bağlanırdıyı çağrıştıracak. Tabii, bölge insanının hiçbirisi inanamadı zamanında orada böyle bir durum olduğuna.

 

Birgi, çok zengin ve sihirli Şamanik bir bölge. Zamanında şifacılıkla uğraşılmış orada. Çok sayıda hala yılan var. Yılan bizde şifacıdır. Ciddi anlamda etkilendiğim bir bölgedir orası.’

Teşekkürler.

‘Rica ederim.’

Röportaj: Asiçiçek

Yılanlı Şifa Tılsımı

Yılanlı Şifa Tılsımı

Şifacı Şaman

Şifacı Şaman

Demir Atlı Demirci Şaman

Demir Atlı Demirci Şaman

Tags: , ,

4 Responses to Timuçin Çakaloz İle Taşların Sihirli Dünyası

  1. Avatar ayce kulualp dedi ki:

    Çok güzel bir röportaj. Beğenerek okuduk. Sanata ve sanatçılarımıza destek vermeliyiz. Ülkemizde böyle sanatçılarımızın artması dileğiyle.

  2. Avatar Necibe ESİRGEN dedi ki:

    Çok güzel olmuş. Ellerine sağlık. Timuçin ÇAKALOZ’un da emeğine sağlık. Çok güzel heykeller var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
36 ⁄ 12 =