fbpx MENU

Vejetaryen Çiğ Köftesini Denediniz Mi?

Ve Varmak

22 Aralık 2015 Comments (0) Views: 2529 ANASAYFA, Gezi, SANAT, Sergi

Yolda Olmak

Epey zamandır bloguma vakit ayıramıyorum. Yeni heyecanlar ve farklı bir düzen telaşı sardı dört bir yanı. Akdeniz’de başlayan sihirli serüven Ege’ye doğru yol aldı. Tam da kelime anlamıyla şu an rotamızın ortasının ortasında sayılırız. Kaş, epey sessiz ve sakin bir yer. Hava kapalı ve yağmurlu. Bir elimde kahve, diğerinde kalem; yazmak için bundan daha cici bir an olamaz diye düşündüm. 

Karavan hayatı hem keyifli hem de bir o kadar pratik. Doğasını, insanını beğendiğin her yer senin evin. Bundan daha güzel ne olabilir ki hayatta? Biraz da tembel işi tabii. Orası da işte tam bizlik! Yemek, bulaşık, çamaşır ve temizliğe ayırdığın yarım saatlik (hadi bilemedin 1 saat) zamandan sonra geri kalan vakit tamamen kişiye kalıyor. Artık ondan sonra orman yürüyüşüne mi çıkarsın, nehirde balık mı tutarsın, dağların arasında Güneş’i mi batırır ya da başka bir şey ile mi uğraşırsın tamamen tercih meselesi. Biz de aynen öyle yaptık ve birkaç gün önce Antalya’dan yola çıktık. Yolda olmak güzel. Hele ki sevdiğin kişiyle yol almak başka bir güzel.

Boğaçayı

Boğaçayı

Boğaçayı’ndan Beldibi’ne

İlk olarak Boğaçayı’nın eşsiz manzarasında Güneş’i batırdık ve karanlığa renk katsın diye kızıl alevimizi yaktık. Ateşin ısıtıcı, insanları etrafına toplayıcı ve açlık durumunu giderici bir özelliği var. Üstelik siyah fonda turuncu ve kırmızıya bir kere kendinizi bıraktınız mı kişiyi meditatif bir hale sokup zihni adeta boşaltıyor. Balıklar mideye, mutlu bedenler yola…

Mary Jane süslenirken

Mary Jane süslenirken

Soluğu Beldibi’nde aldık. Akşam saatlerinde yola çıktığımızdan o gece dinlenip yola ertesi gün devam etme fikrinde idik. 40 dakikalık bir yolculuğun ardından Beldibi 1’e girip Beldibi 3’de konakladık. Mavi ile yeşilin buluştuğu bu muhteşem yerde balkonumuzu sahile çevirip deniz kokusuyla bir güzel ciğerlerimizi bayram ettik.

Eşim tam bir çılgın! Açtık müziğimizi, soktuk Mary Jane’i kuaföre. Tüm gece güzelce boyayıp süsledik onu. Ha, unutmadan! Mary Jane, bizim karavanın nam-ı diğer lakabı. Ailecek pek seviyoruz somut şeylere ruh katıp onları soyutlaştırmayı.

İnadına Barış

Hey! Burası da neresi?! Juno perdeyi açtı ve: “Uyan prenses, geldik!” Gözlerimi ovuşturdum ve sabahlığımı giyip kendimi sahile attım. Yalınayak topraklandım. Meğer ben uyurken bizim adam yol almış sürprizli. Olympos Çıralı’ya varmıştık.

Önce güzel ve doğal bir kahvaltı, ardından etrafı keşfetme turu. Aslında hayalimiz Yanartaş’a çıkmak olsa da gittikçe şiddetini arttıran yağmur, bu hayali bir sonraki bahara ertelememize vesile oldu. Minik bir şelale bulduk. Dibinde oturduk. Suyun sesi ninni gibi uyku getirici türdendi. Sevimli bir mayışma sardı bedeni. Etrafta tek bir insan ürünü olmaması ne de ilham verici!

Hotel Yavuz Bungalow’un oraya vardığımızda aracı park ettik. Az ileride çekme karavan vardı. Ağacın beline dolanan hamağa bakıp ‘oh, gel keyfim gel’ diye geçirdim içimden. Günün tadını çıkardık ve bu bakir yerde bir gece daha kalmaya karar verdik.

Çıralı'da sabah yürüyüşü

Çıralı’da sabah yürüyüşü

Hoşgeldin Beyaz Güvercin!

Uyandığımızda Mary Jane, ilk sürprizini bize patlattı. Akümüz bitmiş ve hiçbir elektrikli eşyamız çalışmıyordu. ‘Ne yapsak, ne etsek’ diye düşünmeye başladığımızda Çıralı sakinlerinden cam ustası Erol Bey sağ olsun imdadımıza koştu.

Cam Sergisi Sanat Bahçesi

Cam Sergisi Sanat Bahçesi

Yardım aramak için yürüyüşe çıktığımızda ormanın ortasına kurulmuş mistik bir mekan karşıladı bizi: Cam Sergisi Sanat Bahçesi. Aralık ahşap kapıdan içeri girdik. Orta yaşlarda kır saçlı bir sanatkâr, elindeki cam ve önündeki ateş ile bir şeyler yapıyordu. Etrafta bir sürü camdan yapılma biblolar ve kolyeler vardı. Sanatçı, arkada çalan müziğin tınısı kadar sıcak bir ses tonuyla: “Çaydanlıktan çay alın gençler!” dedi ve sanatına devam etti. Tanıştık, kaynaştık.

46 yıldır cam sanatıyla uğraşan Erol Bey, yaptığı işten son derece keyif alıyor görünüyordu. Paradan ziyade takastan yana olduğunu söyleyen sanatçı, kitap karşılığında beyaz bir güvercin kolye hediye etti ve ekledi:

İnadına barış diyor ve savaşı kadınların durduracağına inanıyoruz. Bu özel beyaz güvercin sen ve senin gibi birçok kadına şans getirsin!”

Sanat Bahçesi Çıralı

Sanat Bahçesi Çıralı

Erol Bey

Erol Bey

Camdan filler

Camdan filler

Cam kolyeler

Cam kolyeler

Kolyeyi alıp teşekkür ederken hayatta hala böyle insanların yaşadığını bilmek kalbimi bir kez daha mutlu etti; gülümsedim. Tabii, Lidyalılar’a da bir kez daha söylendim. Akü sorunumuza da çözüm bulan Erol bey, kendi aracından bizimkine akü transferi yaptı. Yola çıkmaya hazırdık.

Şimdi Kaş’dayız. Buranın da havasını biraz soluduktan sonra bakalım yüreğimiz bizi nereye sürükleyecek.

Blessed be!

Kaş

Kaş

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
19 + 9 =