fbpx MENU

Yanık Pansiyon

Tombik Poğaça

17 Temmuz 2014 Comments (0) Views: 6354 ANASAYFA, ASİÇİÇEK, SAĞLIK, Yoga

Zeynep Aksoy İle Yoga

Birkaç yıl önceydi. İnsanlara ve pek çok şeye olan güvenim sağlam sarsılmıştı. Ciddi bir şekilde kendimizi keşfetmek ve derinlerimize inip dürüstçe bazı şeyleri sorgulayabilmek için sanırım bu tarz dönemler Tanrı’nın bize bir lütfu. Neredeyse her şeye karşı duyduğum, içimdeki bitip tükenmek bilmeyen yaşama sevinci ve karşılıksız sevgiye karşın yüzüp yolun sonuna gelmiş gibi hissediyordum o ara kendimi. Kendimden ve insanlardan vazgeçmiş gibiydim adeta. Gücüm bitiyor, tükeniyordum.

Öyle çaresiz, zamana karşı limitsiz bir an’ımda tanıştım ben Zeynep Aksoy ile. Onun sayesinde de zincirleme pek çok şey ile… Kadifeden gülümseyişi, derine işleyen sözcükleri vardı ki; kalbimde duyduğum pişmanlıklarım, hatalarım yerini ‘olanı olduğu gibi kabullenmeye’ bırakmaya başlıyordu gittikçe onun ışığında. Bilgeliği kafamdaki sorulara puzzle gibi cevapları oturtturuyor, gözlerindeki dinginlik ruhumu sakinleştiriyordu. Bir de arka arkaya bıkmadan, usanmadan ısrarla üzerinde durduğu hiza, nefes ve odak noktası gibi detaylarla tüm sınıf birlikte yaptığımız asanalar ve vinyasalar yok mu?! Sihir gibi, büyülü, meditatif anlar idi benim için. Meditasyon esnasında yaşadığım türlü baharatlı duygu halleri; tarifi olmayan güzellikte daha önce hiç yaşamadığım başka hallerdi.

Zaman geçtikçe hafifledim. Hafifledikçe katı kabuklarımdan kurtulmaya ve kendim olarak dışarıya çıkmaya başladım fanusumdan. Bir şeyler değişiyordu giderek zihnimde, bedenimde, kalbimde. Hissettiğim değişimi; farkındalığı bir sıfata yakıştırmak yerinde olmazdı. İfade edemediğim bir güzellik, bir hediyeydi benim için yoga ve meditasyon. Kendime itiraf edebildiğim tek şey bu süre zarfında yoganın ruhuma birçok doktor ve ilaçtan çok daha fazla dokunabildiği oldu. Sonra kendi yüreğimde Zeynep Aksoy’a defalarca şükran dileklerimi ilettim. Evet! Değişen bir şeyler vardı hayatımda, ruhumda, bedenimde ve çevremde. Bu ise; yoga, meditasyon ve Zeynep Aksoy üçlemesi dahilinde olmaya başlamıştı.

Artık bir yoginiyim! Kalbim ve ruhum güzelliklerle dolu. Hayatımdaki bir çok şey daha net ve berrak. Enteresan bir kapıdan içeri adım attım ben hiç de farkında olmadan ve her şey olması gerektiği gibi kendiliğinden oluyor artık farkındalığımla. İnsanın kendi bedeninde resim yapması ya da yeni notalar keşfetmesi gibi bir şey benim için bu yolculuk. Bunun için ise yoga eğitmenim, yol göstericim, bu yolculuğumdaki en önemli öğretmenim sevgili Zeynep Aksoy’a bir kez daha şükranlarımı borç bilirim.

Dünya tatlısı öğretmenime birkaç soru yönelttim ve beni kırmadı. Şimdi onu tanıma sırası sizde…

Yoga Eğitmeni Zeynep Aksoy

Yoga Eğitmeni Zeynep Aksoy

Yoga ile ilk tanışmanız nasıl oldu?

‘Yoga ile ilk Amerika’daki üniversitede bir dersle sonra New York’da tanıştım. Arkadaşımın halası yoga yapıyordu ve ısrarla beni derse götürdü; ama New York’daki o dersten bir şey anlamadım. Hatta vinyasa dersine katılana kadar bu tek tük dersler bir şey ifade etmedi.’

Eğitmen olmaya nasıl karar verdiniz?

‘İlk vinyasa içeren sevdiğim bir hoca ile derse başladığımda yogaya tamamiyle vuruldum ve  kafam hemen Türkiye’de bir yoga merkezi açma fikirleriyle dolup taştı. 1996 yılında Türkiye’de yoga olmalı diye tutkuya kapıldım. Yoga ile eğitmenlik, aşk ve tutku ile ilerledi.’

Farkındalık yolculuğunuzda dünden bugüne ne gibi değişim & dönüşümler yaşadınız?

‘Farkındalık yolculuğumda ilk olarak duygusal ızdırabımdan ve zihnimin işkencesinden arınmak -yüzde yüz değil tabii- muazzam fark yarattı. Bedenim ile samimi oluyorum gittikçe ve sevgi oluşuyor. Önceden beğenmediklerimi değiştirmek isterdim. Şimdi kalabilirler.’

Sadece üç kelime ile yogayı ifade etseydiniz bu üç sözcük ne olurdu?

 ‘Zihin & beden: Bütün. (Bunu YogaŞala zamanında bir tişört olarak basmıştık!)’

Salamba Sirsasana with Padmasana

Salamba Sirsasana with Padmasana

Hangi eğitimleri aldınız?

 ‘İlk olarak San Francisco’da It’s Yoga’dan bir 200 saatlik hocalık eğitimi aldım. Ardından Hindistan’da Pattabhi Jois ve BNS Iyengar ile çalışma fırsatım oldu. Daha sonra Godfrey Devereux ile hocalık eğitimi aldım ve yoga hocası arayışım durdu. Ondan daha iyi yogayı tanıyan kimse kanımca yok; ama bu arada onlarca iyi ve orta seviye hocalarla dersler, workshop’lar gördüm. Hem kendi yoga merkezlerimde hem de yurt dışında…

 

Bikram Yoga ve Hot Yoga severim. Vipassana kursunu bir kez yaptım. Seneye Paul Grilley ile Yin Yoga eğitimi alacağım. Çünkü; evde Yin Yoga yapıyorum ve onu daha derinden öğrenmek için artık eğitimlerime de katmak istiyorum.’

Yoga hayatınıza girdikten sonra sizi en çok şaşırtan ne oldu?

‘Yoga hayatıma girdikten sonra ilk şok bedenimi ve enerjiyi bedenimde hissetmek oldu. Bunu ancak bedeni ile çok çalışan biri hissedebilir ve sanırım ben bunu 30 yaşıma kadar, 4-5 yıl yogadan sonra hissetmeye başladım. Kör olan birinin görmeye başlaması gibi bir şey. Yaşamaya başladım bedenimde, kafamdan indim aşağıya…

 

İkinci süpriz de Godfrey ile oldu. ‘Hiçbir şeyi kontrol edemiyorsun.’ demişti. Ben de o ana kadar tamamen kontrol üzerine bir hayat yaşamıştım. Yaşım 33 idi. Resmen kimyam değişti. Tamamiyle dönüşüme uğradım bu bilgiden sonra ve derin rahatlamalar yaşadım.’

Sınıfınızı nasıl ifade edersiniz?

‘Herhalde içsel meditatif ve bütün omurganın hareketlerini içeren dengeleyen bir ders.’

Ders esnasında kullanılan blok, kemer vb. destekleyiciler ile yoganın yapıldığı zaman ve mekan nasıl bir önem taşıyor yogada?

‘Mekan her zaman çok önemli. Rahatlayabilmek adına ilk şey. Kişi kendini tehlikede hissettiğinde istediği hareketi yapsa beden gevşemez. O yüzden trafik stres yaratıyor. Mekan kesinlikle güzel ve emniyetli olmalı. Bunun dışında derste akmak çok önemli olduğundan dersi sürekli bölüp ‘şimdi bloğunuzu alın’ demeyi sevmem. Bir de yoganın hoşuma gitmesinin sebeplerinden biri; hiçbir şey gerektirmemesi.’

Padmasana (Lotus)

Padmasana (Lotus)

Sizce meditasyon veya yoga bir yaşam biçimi midir?

‘Bu bir seçim şeklinde yaşam biçimi değil. Yani, artık Punk giyinip o müziği dinleyeceğim; ama ileride değişebilirim gibi olmuyor. Bedenini hissettikçe, gevşedikçe her şey kendiliğinden tıkır tıkır değişiyor ve geri dönmek olmuyor. Eklediğin bir şey değil bu. Rahatladıkça bir daha gerginlik alanlarına girmek istemiyorsun. O yüzden bir hayat tarzı değişikliği gibi gözüküyor. Aslında sadece rahatlamış oluyorsun.’

Ülkemizle diğer ülkeleri karşılaştırdığınızda sizce Türkiye’de yogaya verilen önem nedir? Daha çok kitleye ulaşmak için neler yapılabilir?

‘Bana sanki yoga, artık Türkiye’de çok yaygın ve Taksi şoförü de biliyor; yapmak istiyormuş gibi geliyor. Herhalde daha çok bedava derslerin verildiği alanlar ve devlet desteği olmalı ki; iyice halka yayılsın. Bizim gibi hocalar daha orta – üst kesimin hocalarıyız.’

Hiç unutmadığınız ve anlatırken hala o an’ı yaşıyor olduğunuz bir anınız var mı?

‘O kadar çok an var ki; o an’ı yaşar gibi olduğum! Bunlar size sıkıcı gelebilir. Çok dramatik bir şey yok.’

Yakın gelecekteki projeleriniz nelerdir?

‘Yakın gelecekte advaytayoga.com ile 500 saatlik sertifika sunacağız. Yin Yoga’yı Advayta Yoga araçları ile öğreteceğim. Travma – Aile Dizimi ve Yoga Meditasyon bütünsel yaklaşımda eşimle birlikte attığımız adımlar çok heyecan verici!’

Sizden eğitim almak isteyenler size nasıl ulaşabilir?

‘Bizi advaytayoga.com adresinde bulabilirsiniz.’

Teşekkür ederim. Harika bir sohbet oldu.

‘Teşekkürler.’

Röportaj: Asiçiçek

Tags: , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
30 + 17 =